ahşap / ahşap fiyatları, ahşap modelleri
Pazar, Şubat 21st, 2010
İki yüz yıllık geçmişi saklayan ahşap kokulu evleri ve muhteşem tarihi dokusuyla Safranbolu, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor. Karabük ilinin bu turistik ilçesi kanyon, mağara ve yaylarlıyla doğayla tarihin adeta buluşma yeri.
GEZİLECEK YERLER
Çarşı
Safranbolu’nun güneydoğu kesimindeki Çarşı’da iki yüzden fazla dükkan yer alıyor. Köprülü Mehmet Paşa Camii, tamamı kesme taştan İzzet Mehmet Paşa camii, eskiden ticaret ve konaklama merkezi olan 350 yıllık Cinci Hanı ilçenin tarihi mekanları arasındadır.
Müze Evler
Kaymakamlar Evi, Mümtazlar Konağı, Kavsalar Evi, Karaüzümler Evi, Kileciler Evi Safranbolu mimarisinin önemli örnekleri arasında yer alıyor.
Bağlar
Safranbolu’nun yüksek rakımlı kuzeybatısında yer alıyor. Tarihi konakların ve evlerin bulunduğu bölge, yazlık olarak kullanılıyor.
Davutobası Köyü
Safran üretiminin yapıldığı köy, Safranbolu’nun 20 km. batısında yer alıyor. Yörede, ağustos eylül aylarında safran dikimi, ekim ayında hasadı yapılıyor.
İncekaya Sukemeri
Eskiden şehrin su ihtiyacı bu kemerden geçirilen Paşa Suyu ile karşılanıyormuş. Şehrin kuzeyindeki sukemerine Tokatlı Deresi’nin paralelindeki yol izlenerek Kırkille çamlığından varmak mümkün.
Bulak Ve Hızır Mağaraları
Yabancı mağara uzmanlarının sıklıkla ziyaret ettiği bu mağaralar, dünya mağaracılık literatüründe yer alıyor.
NASIL GİDİLİR
İstanbul’a 395, Gerede’ye 90, Karabük’e 5 km mesafededir. İstanbul Ankara otoyolunda Gerede çıkışından Kastamonu yönüne sapılıyor. Karabük Safranbolu yoluna giriliyor. Ankara çıkışında İstanbul otoyoluna girilerek Gerede çıkışından Kastamonu yoluna sapılıyor.
NE YENİR
Meşhur Safranbolu lokumları
Etli bamya
Kuyu kebabı
Safranbolu Bükmesi
Safranlı Aşure
Höşmerim
Etli Yaprak Dolması
Cevizli Çörek
Pelte
Safranbolu ev baklavaları
Ekşili Köfte
Sündürme
Çılbır
Yayım makarnası, yöreye ait başlıca yemeklerdendir.
Meraklısına duyurulur…
SAFRANBOLU’DA NELER YAPABİLİRSİNİZ
Safranbolu’da Çarşı’yı gezerek Köprülü Mehmet Paşa ve İzzet Mehmet Paşa camilerini görebilirsiniz
Müze Evlerini gezerek Safranbolu’nun meşhur tarihi evlerini görebilirsiniz
Bağlar tepesine çıkabilirsiniz
Safran üretimi yapıldığı Davutobası Köyü’nü ziyaret edebilirsiniz
Tarihi İncekaya Sukemerini görebilirsiniz
Dünyaca ünlü Bulak ve Hızır mağaralarını görebilirsiniz
Safranbolu Yörük Köyü’nü gezerek tarihi evleri görebilirsiniz.
Tabii ki Safranbolu’nun meşhur lokumlarının tadına bakabilirsiniz.
Posted in Tatil Yerleri | No Comments »
Perşembe, Şubat 18th, 2010
Çatlatma tekniği_TERS ÇATLATMA
Malzemeler
akrilik boya
yüzeye uygulanacak dekupaj veya transfer
Çatlatma verniği(geniş)(Ben tex.co crackle varnish geniş kullanıyorum)
Çatlatma mediumu(crackle medium)
yağlı boya
vernik
ahşap obje(mdf)
Yapılışı
1-Obje zımparalanır.İki kat boyanır.Üzerine dekupaj veya transfer tekniklerinden
biri uygulanır.
2-Dekupaj veye transfer yapılan yüzeye yoğun bir şekilde crackle varnish large(çatlatma verniği geniş)kuru ve yumuşak uçlu bir fırçayla sürülür.Fırçayla sürerken iki kere aynı yerden geçmeyiniz,fırçanın kaldığı yerden devam ediniz.Çatlatma verniği ne kadar yoğun uygulanırsa çatlaklar o kadar derin olur.
3-Şeffaflaşan verniğin üzerine crackle medium(çatlatma medium-1) yoğun ve yedirilerek kuru, yumuşak fırçayla tutukluk yapana kadar sürülür.
4-Çatlaklar oluştuktan sonra aralarına resime uygun bir renkte yağlı boya veya parmak yaldız sürülür.
Fazla boyalar kuru bezle veya haşhaş yağıyla silinir.(koyu zemine açık renk,açık renge koyu yağlı boya önerilir.
5-Sprey vernik veya sentetik vernikle verniklenir.
Posted in Dekorasyon ve Mobilya | No Comments »
Pazartesi, Şubat 15th, 2010
Karum Tekstil’in ortağı İç Mimar Selin Özer, 2006’nın trendlerini ve kumaşın kullanım alanlarını anlattı.
Dekorasyonda artık bir tek akıma kapılıp gitmek yok. Koltuk takımları ya da kombine mobilyalar da gözden düştü. Şimdi moda, her biri farklı ama birbiriyle uyumlu parçaları bir araya getirmek. Amaç, tasarım ürünleriyle farklılık yaratmak.
Karum Tekstil’in ortalarından Selin Özer, bu yıl doğal doku ve renklerin hakim olduğunu anlatıyor. Satenlerin, şönil kumaşların yerine artık kadifeler ile rafya, kalın keten gibi doğal malzemelerden oluşan kumaşlar alıyor. Trend, modern ile klasiği bir araya getiriyor. Dokulu rafya bir kumaşın üzerine antik görünümlü ipek yastıklarla farklı ve cazip oturma mekanları oluşturmak mümkün. Kapitone de geri geldi. Duvarlarda, koltuklarda sık sık kapitone uygulamalar görmek mümkün.
Retro tarz
Dekorasyon dünyasına 2004 yılında geri dönen 1970’lerden kalma retro tarzı, bu yıl kendini iyiden iyiye hissettiriyor. Geometrik desenler, şal desenleri ve çiçek motifleriyle canlı renkler yaşadığımız mekanlara sıcaklık katıyor. Siyah, kırmızı, fuşya, mor ve limon sarısı favori renkler.
Selin Özer, retro tarzını bir evin her yerine yansıtmanın zor olduğunu söylüyor. Mesela eski ahşap koltuklarınızdan birini cilalatarak, retro kumaşlarla döşemenizi öneriyor. Beyaz cilalı ahşap bir okuma koltuğunda, renkli geometrik desenli bir kumaş, capcanlı ortamlar sağlıyor. Salonlarda retronun ancak tek bir koltuk, puf ya da aksesuvarlarla kullanılmasını öneren Özer, mutfak, çocuk odası gibi mekanların ise tamamen retro tarzını yansıtabileceğini söylüyor. Antrenize asacağınız iki kumaş pano, tarza uygun bir abajur, bir halı ya da retro duvar kağıtları da kullanabilirsiniz. Oturma odanızda ille de retro diyorsanız, o zaman kübik mobilyalar kullanmanız gerekiyor.
Pencerede tül out
Klasik dekorasyonu tercih edenler tabii ki tülleri hala kullanıyorlar. Ama yılın modasına uyacaksanız, klasik tül perdeler out! Tülün yerine storlar ve şeffaf ya da yarı şeffaf panolardan oluşan storlar geldi. Bir yüzeyi alüminyum kaplı, yüzde yüz treviera malzemesinden, ışığı geçiren ama güneşi yansıtmayan storlar ise henüz çok yeni. AB Ludvig Svensson ürünü olan “ups & downs” denen storlar, özellikle yüksek binalardaki konut dekorasyonunda göze çarpıyor. Bu perdeler güvenli ve akıllı aynı zamanda. Düşey yüzeylerdeki yanmazlığı sağlayan storlar, sıcaklık akışını da etkiliyor, enerji tasarrufu sağlıyor. Bir iyi yanı da, bu tür storlarda sizin dışarıyı görmeniz ama dışarıdan görülmenizin imkansız olması. Üstelik aydınlık bir salonda, güneş ışığı kırıldığı için bilgisayar ekranınızı rahatça görmeniz de mümkün.
Kumaşla minik dokunuşlar
Kaplatacağınız koltuğu ne sıklıkta kullandığınız çok önemli. Az kullanılan bir koltukta, diğerlerinden kolay yıpransa da şıklığı ön plana alıp, değerli bir kumaş kullanabilirsiniz. Ancak unutmayın ki ortalama bir kumaşın ömrü beş yıldır. Tabii ki bu süreden daha önce yıpranacak ya da çok uzun yıllar kullanılabilecek kumaşlar da var.
Kumaşı muhakkak büyük parça olarak görün. Kataloglardaki küçük parçalar yanıltıcı olabiliyor.
Kumaşı muhakkak evinizde prova edin. Halılarınız, perdeleriniz ve duvarlarınızla olan uyumu ancak böyle anlayabilirsiniz.
Sonucu görmek için mümkünse önce tek bir uygulamaya gidin. Bir pencerenin perdesini ya da bir koltuğun kaplamasını değiştirip, sonucu görün. Memnun kalırsanız diğerlerini de değiştirin.
Sık kullandığınız koltukların kaplamalarını uzun süre kullanmak istiyorsanız leke tutmayan ve yıkanabilen kumaşları tercih edin.
Yazın yıkanabilir, keten kılıflar kullanın. Kışın da koltuk şalları ve battaniyelerle sıcaklık yaratabilirsiniz.
Bazı öneriler
# Oturma grubunun sadece bir ya da birkaç parçasının kaplamasını değiştirerek, tüm dekorasyonu farklı hale getirebilirsiniz.
# Perdelerde yapacağınız farklılıklar, mekanın tüm görünümünü değiştirecektir.
# Kumaştan panolar ya da farklı kumaşları birleştirerek oluşturacağınız tablolar, odanıza yepyeni bir hava katabilir.
# Mutfakta kullandığınız perde, masa örtüsü gibi tekstil ürünlerini değiştirerek, yepyeni bir mutfağa sahip olabilirsiniz.
# Duvarlarınızı dilerseniz kumaşla kaplayabilirsiniz. Bu eşyalarınıza uygun olarak, ipek ya da dokulu bir kumaş olabilir.
# Yastıklar ve abajurlarda kullanacağınız farklı kumaşlar, renkli ve şık mekan yaratmadaki ilk adımlar.
# Yatak odasında ise yatak örtüleri, cibinlikler, karyola başlıkları kumaşla farklılıklar yaratabileceğiniz parçalar.
# Mobilyalarınızın bazılarını da kumaşla kaplamanız mümkün. Dolap kapaklarında doğal malzemeden üretilen kumaşlar hem şık duruyor, hem de dayanıklı oluyor.
# Defter, kitap ve saklama kutularınızı da kumaşla kaplayarak, şık sonuçlar elde edebilirsiniz.
Kaynak: Sabah
Posted in Dekorasyon ve Mobilya | No Comments »
Pazartesi, Şubat 15th, 2010
Balkonların masallarda önemli bir yeri vardır. Jülyet Romeo’yu balkonda bekler, Alaattin ve Jasmine uçan halıya balkondan binerler, Rapunzel saçını balkondan uzatır… Gerçek hayattaki ‘masallarda’ da yeni prensler, prensesler, krallar, kraliçeler balkonlardan selamlarlar halkı. Çünkü balkonların hem ulaşılabilir, hem ulaşılamaz, hem dışarıda hem içeride, hem saklı hem ortada, havadaki bir bahçe gibi büyülü bir havası vardır. Bize gelince, Türkiye’deki kadar balkonlu bina hiçbir ülkede yoktur. Peki ya sizin balkonunuzda ne var? İkinci bir buzdolabı, eve sığdıramadığınız eşyalar, erzak dolabı… Bir dahaki yürüyüşünüzde dikkat edin, bu kadar çok balkonu olan, fakat balkonları bir o kadar da ‘hor kullanan’ başka bir ülke var mı? Aslında evin üvey kızı balkonların güzelleştirilmesi ne çok maliyetli, ne de çok zor birşey. Küçük ya da büyük, her balkon kolayca minyatür bir bahçe ya da evinizin bir odası haline gelebilir.
Balkonlar, ilk mimari örneklerinde daha dekoratif amaçlarla yapıldıysa da, zamanla işlevlerini de artırmışlar. Yunan ve Roma mimarisinde katlar yükseldikçe ve arklar yaygınlaştıkça, üzerlerinde balkonlar ve yüksek teraslar belirmiş. Balkonların dini mimaride oldukça popüler olması da ‘halktan’ uzakta duran ama aynı zamanda ortada olan bir sahne görevi görmesinden. Kaleler ve askeri binalarda ise gözetleme noktaları olarak kullanılmışlar. Çağlar boyunca stil değiştirse de, balkonlar her zaman mimarinin önemli bir parçası olmuş. İtalyanların küçük, çiçek dolu balkonları, Amerikan koloniyel mimarisinin zenginlik göstergesi olarak yapılan uzun ve geniş balkonları, New York’un şehre en yüksekten bakan ‘penthouse’ balkonları, her birinin duvarı farklı renkli olan Türk balkonları, her coğrafyada yeri olan balkonlar… Hepsi de gösteriyor ki, şehrin tam ortasında da olsa, balkonlar evin en güzel kaçış noktasını oluşturuyor. İster yan binalardan saklandığınız bir mekan isterse sadece küçük bir ev bahçesi yaratmayı amaçlayın, balkonlarınız yazın oturmak, kışın ise sadece ‘bakmak’ için bile uğraşılmayı hak ediyor. Günümüz balkonları, yeni tasarımlar yardımıyla bahçeyi eve, evi de dışarı çıkartıyor, Yani balkonlar hem küçük bir bahçe, hem de evin bir odası haline geliyor.
Balkonunuzun vazgeçilmezi, alan ne kadar küçük olursa olsun, çiçeklerdir. Çiçek seçerken en çok dikkat etmeniz gereken kural, balkonun ne kadar güneş aldığı. Daha çok yeşil, balkonunuzu daha ‘bahçe’ havasına sokacaktır. Balkonunuz küçükse, çiçekler için duvarlardan yararlanmayı unutmayın. Mudo Concept, Ikea gibi mağazalarda bulabileceğiniz duvar çiçekliklerinin yanısıra tavandan sarkıtılabilecek versiyonlar da iyi bir çözüm. Çiçekler için sadece saksılarla kısıtlı kalmayın. İçi çiçekle dolu eski bakır leğenler, el arabaları saksıların yanında balkonunuza ‘hava’ katacaktır. Evinizde eskimiş olan her mobilya, elden geçirilerek balkonda kullanılabilirsiniz. Ama sakın bu mobilyaları balkonunuzun genel ambiansına ‘uydurmadan’ kullanmayın. Aksi halde balkonunuz bir anda depoya döner.
Balkonunuzu tamamlandığında aşağıdakilere gururla el sallamayı unutmayın! Outdoor Wallpaper, yani dış mekan duvar kağıdı, genç tasarımcı Susan Bradley tarafından tasarlanmış. İngiliz tasarımcı, birkaç sezondur tekrar evlerimizde yerini alan nostaljik unsuru, duvar kağıdını dış mekana taşımış. Ürünün değişik tasarımları, boyutları, malzemeleri bulunuyor. Aynalı veya satin paslanmaz çelik, alüminyum, her renkte çelik, akrilik ve ahşap versiyonlarının her biri dış mekan şartlarına dayanıklı. Balkonlara, binaların cephelerine ve hatta adında dış mekan olmasına rağmen evlerin duvarlarına farklı bir alternatif sunuyor.
Kaynak: Milliyet
Posted in Dekorasyon ve Mobilya | No Comments »
Pazar, Şubat 14th, 2010
Evleriniz, ofisleriniz, yaşam alanlarınızda geniş mekanlar oluşturabilmek için birçok yöntem vardır.
Küçük metrekareli mutfak ya da banyoyu kullanışlı hale getirmek aslında çok kolay. Duvarlarda kullanılacak beyaz renk ve geniş aynalar, her iki mekânı da daha geniş gösterir. İşte ferah bir banyo ve mutfağa kavuşmanın 15 pratik yolu.
# Mekânı daha iyi kullanabilmek ve depolama ünitelerine daha fazla yer ayırabilmek için dolaplarınızı tavana kadar yükseltin.
# Mutfaktaki atıl alanları raf ya da çekmeceli dolaplarla değerlendirebilirsiniz. Bu üniteler, hem dağınıklığı ortadan kaldırmanıza yardımcı olur hem de sıcak ve samimi bir atmosfer yaratır.
# Küçük bir mutfağı geniş göstermenin en etkili yolu depolama ünitelerinde, duvarlarda ve zeminde beyaz rengi tercih etmektir.
# Tezgâhta, davlumbaz, evye ve bataryalarda paslanmaz çelik ya da krom elemanları kullanmak, ışığı yansıttığından mekâna daha aydınlık bir görünüm kazandıracaktır. Dolap kapaklarındaki cam yüzeyler ve ayna efektleri de aynı etkiyi verir.
# Klozet rezervuarınızın üzerini ahşap bir üniteyle kapatabilir ve tavana kadar yükselteceğiniz üniteyi de dolap olarak kullanabilirsiniz.
# Dolaplarınızın içine monte edilebilen pratik ve işlevsel çözümler yer kaybınızı önleyecektir. Örneğin, tencerelerinizi ve tabaklarınızı düzenli bir biçimde dizebileceğiniz metal üniteler çok işinize yarayabilir.
# Dolaplarınızı akıllıca yerleştirmeye özen gösterin. Tabaklar, tencereler ya da daha farklı elemanlar için ayrı bölümler yaratın ve kullanmadığınız eşyalardan bir an önce kurtulun.
# Tezgâhtaki notlar, yazılar vs. mutfakta kalabalık bir görünüm yaratır. Bunu önlemek için mutfak kapısının hemen arkasına bir pano asın ve ortalığa dağılmış ıvır zıvırdan kurtulun.
# Mutfağınızın ışıktan mümkün olduğunca fazla yararlanabilmesi için pencerelerinizde, ışık geçirgen stor perdeler ya da jaluzi gibi açık renklerde ve sade bir tasarım tercih edin.
# Duvara monte edilen bir lavabo ve asma klozetler, banyonuzu kesinlikle olduğundan daha geniş gösterecektir. Banyoda ağır ve kalın hatlı mobilya ve dolaplar yerine daha hafif ve ince hatlı olanları tercih edin.
# Banyonuzu olduğundan daha geniş göstermek için açık renklerden faydalanın. Duvarlarınızda ve dolaplarınızda beyaz tonlarını tercih edebilirsiniz. Banyoya hareket ve canlılık kazandırmak istiyorsanız, banyoyu çevreleyen renkli bir bordür kullanın.
# Banyonun bir bölümünü ya da bir duvarı çarpıcı bir renkle ön plana çıkarabilirsiniz. Bu mekâna derinlik kazandıracağından mekânın olduğundan daha geniş görünmesini sağlar. Örneğin, banyonuzun duvarlarında 30×30 cm. büyük karolar tercih ettiyseniz, duş bölümünün duvarlarını mozaikle kaplayın. Duş bölümü bu şekilde farklı algılanarak daha geniş görünecektir.
# Yuvarlak hatlı bir lavabo küçük bir mekânda hem yer kaybını önler hem daha rahat kullanım sağlar.
# Banyonuzun daha geniş ve ferah görünmesini istiyorsanız, düşük voltajlı ve dimerli halojen lambaları deneyin.
# Cam, krom veya parlak seramik gibi yüzeyler ışığı yansıtacağından banyonuzu daha ferah algılatacaktır. Duş kabininiz mümkün olduğunca sade bir biçimde düzenlenmeli. Bunun için, yere yakın ve yükseltisi olmayan bir duş teknesi tercih etmelisiniz. Bu arada kabin kapaklarının da alçak olmasına özen gösterin…
Kaynak: Sabah Emlak
Posted in Dekorasyon ve Mobilya | No Comments »