antik / antik fiyatları, antik modelleri
Pazartesi, Şubat 22nd, 2010
Erdek, Eskişehir, Bilecik ,Bursa gibi yerleşimlerin gözde sayfiye mekanlarıdır. Plajlar ve diğer turistik çekim noktaları Tatlısu’dadır. Yakınlardaki Kapıdağ’ın ormanlık iç bölgeleride ilgi çekmekte ve doğa turizmi amacıyla kullanılmaktadır. Kapıdağ’da Batı Trakya göçmeni muhacir türklerin ve Pomak türklerinin yaşadığı bakir köyler vardır. Cumhuriyet öncesinde Kapıdağ yöresi Anadolu’da Rum nüfusun en yoğun yaşadığı yerlerin başlıcalarındandır.
Kyzikos antik kenti ve Daskyleion ören yeri Bandırma Arkeoloji Müzesinde teşhir edilmektedir. Müzede, Daskyleion’a özgü Anadolu Pers sanatının özelliklerini taşıyan antemionlu ve frig yazıtlı mezar stelleri, kazılarda çıkarılan Pers etkili pişmiş toprak kaplar ile Kyzikos antik kendinden ve civardan elde edilen mezar stelleri sergilenmektedir.
Erdek’in 10-12 km. dışında bulunan ve büyük medeniyetin yaşadığı Kyzikos(Kizikos) kentinde ilk yaşayanların Dolion’lar oldukları ve şehrin kurucusunun da Kral Kyzikos olduğu bilinmektedir. Kyzikos’dan geri kalan ve bilinen tarihi mimari zenginliklerini şöyle sıralayabiliriz; Hadrianus tapınağı, Kyzikos Amfitiyatrosu, Altıköşe kuleler, Bouleuterion, Bergama Kraliçesi Apoolonis’in adına oğulları tarafından yaptırılan tapınak, Kirazlı Yayla Manastırı
GEZİLECEK YERLER
Kyzikos: Erdek İlçesine 9 km uzaklıkta bugün kısmen ayakta bulunan antik kent, Kapıdağ yarımadasının Anadolu sahiline birleştiği noktada Dolionlar tarafından kurulmuş olan şehir, ilk kralları olan Kyzikos’ un adını almıştır.
Bandırma ve Erdek Körfezlerinin birleştiği kıyılardan başlayarak kuzeye Kapıdağ eteklerine doğru yayınlan şehre ait kalıntılar yaklaşık 11 km2’lik alana yayılmaktadır. Bu harabeler arasında bugün sadece tonozlu temelleri ile etrafa dağılmış mimari parçaları bulunan Hadrianus Tapınağı, şehrin Roma dönemindeki ihtişamı hakkında bilgi vermektedir.
Kirazlı Manastırı: Antik dönemde Didumus Dağı olarak bilinen dağın eteğinde manastır, kilise ve yapı gruplarından oluşan bir kompleks duvar tekniğine göre 19.yy’(1800’lü yıllarda) Rumların kullandığı bir dini anıt yapı mevcut temellerden ve duvar kalıntılarından bodrum üzerine 2 katlı bir yapı olduğu anlaşılmaktadır. Bugün mevcut olan kilisenin güney duvarı ile ABSIS duvarının bir kısmı ayakta ve yüzeyde bulunmaktadır. Kyzikos Kentinin güneybatısında Roma döneminden dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen Hadrianus Mabedi kalıntıları bulunmaktadır.
Şehir Surları: Aşağı Yapıcı yolundan gidildiği takdirde köy yakınındaki Demirkapı mevkiinde bazı şehir suru kalıntıları görülür. Bu kalıntılar Erdek Körfezi’ne kadar uzanır.
Kaleler
Seyitgazi Tepesi’nde sekiz adet kale vardır. Ayrıca 5 km kuzeylinde Muhla Kalesi bulunmaktadır.
Plajlar
Çakıllı olmayan altın renkli kum şeridinin baştan başa sardığı Erdek sahilleri Türkiye’nin en güzel tabii plajlarındandır. Plaj, Edincik altlarından başlayıp Çuğra’ ya kadar uzanır. Sahillerin hemen hemen tamamında konaklama tesisleri ve kamplar bulunmaktadır. Narlı,Ocaklar ve İlhan Köyleri de tabii kumsallarla çevrili plaj yerleridir.
Doğa Yürüyüşleri
Kapıdağ yarımadası çevresinde kıyı boyunca tekne turları yapılabilir. Ayrıca bu tur bisikletle de yapılabilir. Kapıdağ ormanlarında, yürüyüş ve kara avcılığı da müsaittir.
NASIL GİDİLİR
Balıkesir Ankara ve İstanbul’u İzmir’e bağlayan karayolu üzerinde bir transit merkezi durumundadır. Bursa-Ankara-İstanbul, İzmir ve Çanakkale illerine düzgün asfalt yollarla bağlıdır. Ayrıca İstanbul üzerinden feribot ve deniz otobüsü ile ulaşılabildiği gibi, Körfez Havaalanı ve Balıkesir Havaalanının hizmete girmesiyle İstanbul havayolu bağlantısı da bulunmaktadır.
Karayolu: Balıkesir’den Türkiye’nin her yerine karayolu imkanı bulunmaktadır
Havayolu: Körfez havaalanının hizmete açılmasıyla havayolu ile İstanbul’dan Ayvalık, Burhaniye ve Edremit ilçelerine ulaşabilmek mümkün olmaktadır.Türk Hava Yolları Acentası Körfez Havaalanı içerisinde hizmet vermektedir.
NE YENİR
Erdek’te her türlü damak tadına uygun yemek yiyebileceğiniz mekanlar bulunuyor. Sahil boyunca uzanan irili ufaklı büfe – lokantalardan, balık restaurantlara, sandviççilere kadar istediğiniz her çeşit mekanı bulabilirsiniz.
Ayrıca yöresel yemeklerinde tadına bakabilirsiniz
-Erdek Salatası
-Erdek Havyarı
-Taze börülce salatası
-Sütlü tapta
-Peynirli Patlıcan
Erdek yöresine özgü yemeklerdir.
Meraklısına duyurulur……
ERDEK’DE NELER YAPABİLİRSİNİZ
-Erdek Açık Hava Müzesini gezebilirsiniz.
-Tatlısu plajlarında denize girme keyfini yaşayabilirsiniz.
-Kapıdağ Yarımadasında tekne turu,yürüyüş ve kara avcılığı yapabilirsiniz.
-Kyzikos antik kentini gezebilirsiniz.
-Kirazlı Manastırını görebilirsiniz.
-Seyitgazi tepesindeki kaleleri gezebilirsiniz.
-Yöreye has midye tava ve midye dolma yiyebilirsiniz.
Posted in Tatil Yerleri | No Comments »
Pazar, Şubat 21st, 2010
Datça Yarımadası, Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilmiş olması dolayısıyla bozulmamış doğası, 235 km.lik sahil şeridi ve 52 koyu, zengin flora ve faunası, Knidos Antik Kenti ile gelecekte en önemli turizm merkezlerinden birisi olmaya adaydır. Eko turizm için geniş imkanlar mevcut olup, Bodrum ve Fethiye arasında yoğunlaşan ülkemiz yat turizminin odaklandığı bir yer olarak önemli bir yer taşır.
Öte yandan yörede tatillerini geçiren yerli ve yabancı turistler için trekking, sörf, yelken gibi doğa ve su sporlarının yapılabileceği ideal ortamlara sahiptir. Sürekli esen rüzgarı ile nemin hissedilmediği tatil imkanını sağlaması ve bol oksijeni dolayısıyla sağlık turizmi için de ideal bir yerdir.
GEZİLECEK YERLER
MESUDİYE
Knidos yolundan sola sapınca çamlar arasından ilerleyen üç km’lik yol Mesudiye Köyü’ne oradan da iki km daha ilerleyince Kızıl Bük koyuna çıkılıyor.Hayıt Bükü ve Ova Bükü gibi yaz gözdesi koylarda Mesudiye sahilinde.Mesudiye’nin verimli toprakları tarıma çok elverişli.Mis kokulu domatesler yetiştiriyorlar.
KIZILBÜK ve HAYITBÜKÜ
Mesudiye köyünün koylarıdır.Datça-Knidos yolundan sola sapınca çamlar arasında ilerleyen üç kilometrelik toprak yolla ulaşılan mesudiye köyü ve oradan da iki kilometre sonra kızılbük koyu yer almaktadır.
PALAMUT BÜKÜ
Tekne turuna katılanlar yada yatlarıyla gelenlerin durmadan ve balık lokantalarına uğramadan geçemediği güzel bir koydur.Çıplak tepelerin yumuşak bir eğilimle denize kavuştuğu upuzun bir kumsal oluşturduğu kumsal boyunca ağaçlıklar içinde köy evlerinin pansiyonların ve yazlık evlerin sıralandığı limanda balıkçı tekneleriyle birlikte yatların demirlediği bir güzel yerdir.Palamutbükü 2 km uzunluğundaki kum ve çakıl karışımı kumsalında denize girebilirsiniz.Deniz çok temiz açığında bir küçük ada ve bir de tekne barınağı bulunuyor.Konaklamak için pansiyonlarda mevcuttur.
KNIDOS
Knidos M.Ö.4. yüzyılda ticari nedenlerle Tekir Burnu’na taşınır.Hippodamus planına göre kurulan şehirde birbirinden güzel tapınaklar,kutsal alanlar,tiyatrolar ve görkemli binalar yapılır.Çok sayıda bilim adamı ve sanatçı yetişir.Tarihin ikinci büyük ve önemli tıp okulu Knidos’ta açılır.Heykeltraş Praksiteles tarafından çıplak olarak yapılan güzellik ve aşk tanrıçası Afrodit Heykeli’nin güzelliği dillere destan olur.Sadece bu heykeli görmek için uzak diyarlardan Knidos’a ziyaretçi akını başlar.
ESKİ DATÇA
Datça’ya yolunuz düşerse Eski Datça’yı mutlaka görmelisiniz.Adının Eski Datça olduğuna bakmayın.Datça’nın üç mahallesinden en düzenlisi ve son yılların gözde mekanlarının yer aldığı yer aldığı bir yer burası.Eskiliği ilk yerleşim yeri ve yıkılmış eski binaların yoğunlukta olması.Şimdi o yıkıntılar tek tek ayağa kaldırılıyor ve el yakan paralarla satışa sunuluyor.En fazla iki katlı olan eski Datça evleri,bir sanat ürünü taş işçiliği ve begonvillerle süslü dar sokaklarla görsel bir zenginlik kazandırmış.Eski Datça kimliğini arayan kentlere adeta adres gösterir gibi bir mimarlık harikası.Eski Datça’nın bu görsel zenginliğinin yanı sıra ünlü şairimiz Can Yücel’in son yıllarını yaşadığı ‘ Eski Datça”ya turizm firmaları tur düzenlemeye başladı.Can Baba’nın yapıtlarının sergilendiği ve Yücel Ailesi’nin ziyaretlere açık tuttuğu ‘Canevi’ni de mutlaka görmelisiniz.Datça’nın ilk kurulduğu yer burası.M.Ö.4.yüzyılda kurulan seramik atölyeleri,yapılan kazılar sırasında ortaya çıkarıldı.İskele mahallesi’nden 2.5 kilometre uzaklıktaki sarı sarı tabeladan döndüğünüzde kendinizi “Eski Datça” mahallesinde bulacaksınız.Datça isminin ‘Stadia’ kelimesinden geldiği düşünülüyor.Eski ,Datça’nın mimarisi tamamen yöreye uygun,tüm yapılar taş örgü,sokakları taş kaplama.Eski Datça Mahallesi yaşayanların koruduğu yerlerin nasıl güzelleştiğine tam bir örnek.Bir de alçak gönüllü bir sokağı var:Can Yücel Sokağı…Can Yücel’in evininde bulunduğu Eski Datça arkeologların da kazı merkezlerinden birisidir.Ancak Can Babanın mezarı bu mahallede değil,iskele Mezarlığı’nda bulunuyor.Eski Datça’nın bir diğer özelliği de yel değirmenleridir.
GEBEKUM
Datça’ya 4 km kala Yeldeğirmenlerine gelmeden önce perili köşk tabelasını gördüğünüz de sola 1 km lik toprak yola sapıyorsunuz.Yol sizi kumsala ulaştırıyor.Uzunluğu 7 km yi bulan kumsalı olan Gebekum denize girmek için çok uygun.Kumsal rüzgarın da etkisiyle kendisini çoğaltıyor ve yayılıyor.Karşısındaki adaya denizden yürüyerek ulaşmayı sağlayan bir de sığlık oluşmuş kumsal hareketleriyle.
ÇİFTLİK LİMANI
Datça İskelesi’nin yaklaşık 10 deniz mili doğu-kuzeydoğusunda Çiftlik limanı yer alır.Bu limanın doğusunda Adatepe Yarımadası güneydoğusunda ise Çiftlik Adası vardır.Buradaki tatil köyü limanın tanınmasına yardımcı olur.
YEL DEĞİRMENLERİ
Kızlan yöresinde,Marmaris yolu kenarında,gelip geçerken gördüğümüz,umudunu kesmiş,biraz yorgun ve biraz küs duran,kollarından kesip rüzgarlarından ettiğimiz yel değirmenleri.Bunlardan bir tanesini alan bir Datça severi restore etti ve gayette güzel oldu.Hayal ediyoruz;diğer değirmenleri de restore ediyoruz.Çevre ile uyumlu bir proje ile çevre düzenlemesi yapıyoruz.kuyulardan su çekip yaptığımız göleti dolduruyoruz.Bahçeler oradan sulanıyor,parklar ortaya çıkıyor.
KARAKÖY
Yarımada’nın Gökova Körfezine bakan yegane köyü.Bodrum-Datça feribotu buraya yanaşıyor.Limanda hoş bir balıkçı lokantası var.İçerdeki köy içi hiç bozulmamış,seneler öncesini yaşıyorsunuz.
ÇEŞME KÖY
Palamutbükü sahilinin asıl yerleşimi,taş evlerden oluşan hoş sokakları var.Çevresi bademlik ve zeytin ağaçları ile kaplı.
YAZI KÖY
Bir anlamda Knidos Köyü tarihi kalıntıları bu köyden başlıyor.Buradan her iki denize ve beş yunan adası manzarası harika.
YAKA KÖY
Datça’lıların yeni tercihi Yaka Köy,turizm ile terkedilmiş eski taş evler el değiştirerek restorasyon yapılıyor ve köy tekrar canlanıyor.Palamutbükü sahiline 5 km mesafede ki köyde taş evler görülmeye değer.
SINDI
Adını savaş zamanları asıl yerleşimlerini terk edenlerin sığınmak için kurmaları efsanesinden alan bu köy gerçekten tabelaları olmazsa saklanmış bir arazide eski dönem kaya mezarları ve mağaraları dikkat çekiyor.Palamutbükü’ne giderken sağ tarafta levha ile belirtiliyor.
KARGI KOYU
Şehir merkezine 3 km uzaklıkta.Ulaşım Belediye otobüsleri ile yada özel araçlarınız ile yapılmaktadır.Şehir merkezine çok yakın olmasına rağmen ne aşırı bir kalabalık ne de yoğun bir yapılaşma var.Denizin duru,yüzmeye çok uygun plajında iyi olduğunu söyleyelim.
REŞADİYE
Yarımadanın en eski merkezi olan ve en kalabalık köyü olan Reşadiye’deki Mehmet Ali Ağa Konağı’nın restorasyonu tamamlandı.Müze tabelası ise bir mimarın küçük taş heykellerini görmeyi kaçırmayın diyoruz.
KIZLAN KÖYÜ
MÖ.4.yy’da işletildikleri anlaşılan ve kazı çalışmaları süren Seramik Atölyeleri’ni Eski Datça ile Hızırşah köyü arasında görebilirsiniz.Yel değirmenlerini görmek için Datça’ya sekiz km’deki Kızlan Köyü’ne gitmelisiniz.Yarımada’nında en çok rüzgar alan bölgesi burasıdır.
ILICA GÖLÜ
Denizle karanın birleştiği yere yerleşmiş.Eski ve akıllı ustaların şaşmaz tercihleri ile su değirmeni olarak yıllarca hizmet vermiş.Parlak,sıcak ve narin ve de hassas gölümüz.Ilık suyunda su kaplumbağaları ile yüzebilirsiniz.Parasız masaj yapabilirsiniz şelalesinde.Kimi.Domuzbükü’nde denize girmek dinlenmek dışında küçük çevre turları da yapabilirsiniz.Geceleri hiç bir yerde göremeyeceğiniz kadar bol yıldızlı gökyüzü ve uzakta Sömbeki adasının ışıkları sizi oyalayacak tek şey.Kumsalda ateş yakıp özgürce sohbet edebilirsiniz.
EMECİK
Marmaris’ten Datça’ya gelmeden 20 km. önce kurulu bu köy rivayete göre batan korsan gemilerinden sahile çıkan esirler tarafından kurulduğu söylenmekte.Birkaç senedir sürekli Datça’da yaşamayı düşünen yazlıkçıların yeni gözdesi bu köydür.
HIZIRŞAH
M.Ö 4.yy’dan kalan seramik atölyeleri ve selçuklu camisinin görülebileceği Hızırşah Köyü iskele mahallesine 5 km mesafededir.
NASIL GİDİLİR
Datça’ya karayolu, havayolu ve denizyolu ile ulaşmak mümkün. Karayolu ile İstanbul, Ankara, İzmir ve Muğla’dan belli başlı otobüs firmaları ile Datça’ya ulaşabilirsiniz. Yaz aylarında Datça’ya otobüs seferleri sıklaştırılıyor. Datça – İstanbul arası 960 km , Datça – Ankara arası 840 ve Datça – İzmir arası 360 km.
NE YENİR
Diğer turistlik yörelere nazaran yeme içme çok daha ucuzdur.balık lokantaları size farklı seçenekler sunmaktadır.
-Damat Tatlısı
-Saç Böreği
-Katmer Tatlısı
-Tatlı Tarhana
-Ütmek Kavurması
-Otlu Kol Böreği
-Lokum Pilavı
-Salyangoz Yemeği
Datça yöresine özgü yemeklerdir.
Meraklısına duyurulur……
DATÇA’DA NELER YAPABİLİRSİNİZ
-Trekking, sörf ve yelken gibi su sporları yapabilirsiniz.
-Knidos antik şehrini gezebilirsiniz.
-Kızılbük, Hayıtbükü ve Palamutbükü gibi koyları gezebilir,Palamutbükü’nde herhangi bir balık lokantasında balık yeme keyfini yaşayabilirsiniz.
-Eski Datça’yı gezerek Datça’nın eski evlerini görebilirsiniz.
-Yaka Köye giderek taş evleri görebilirsiniz.
-Can Yücel’in Can evini ziyaret edebilirsiniz.
Posted in Tatil Yerleri | No Comments »
Cumartesi, Şubat 20th, 2010
Pamukkale, kaynak sularının kirecinden oluşmuş bir tepe. Türkiye’nin en tanınmış doğa harikasıdır; ve Denizli’dedir. Pamukkale 2700 metre uzunluğunda ve yüksekliği 160 metredir. Parlak beyaz rengiyle Pamukkale’yi 20 km uzaklıktan görmek mümkündür. Tepesinde antik Roma’lılardan kalma kutsal şehir Hierapolis adlı antik şehir bulunur.
20′nci yüzyılda Pamukkale’nin güzelliğini kendi gözleriyle görmek isteyen turistlerin akınlarıyla başa çıkabilmek için gitgide daha çok oteller inşa edildi. O zamanlarda çok hasar meydana geldi. Bazı otellerin inşa edilebilmesi için antik şehir Hierapolis’in bir kısmı yıkıldı. Pamukkale’nin sıcak kaynak suyu otellerin banyolarına havuzlarına aktarıldı. Suyu kesilen Pamukkale günden güne sararıp renk degiştirmeye başladı.
Pamukkale Kaplıcaları
İl merkezine 18km uzaklıkta bulunan eski Hierapolis kentinin bulunduğu alandır. Travertenler yaratan karstik alanlardan çıkan sular; bünyesindeki kireç çözeltisi, genellikle beyaz renkte ve pamuk balyalarını andıran kalker tüflerini, Pamukkale travertenlerini oluşturmaktadır.
Pamukkale termal suyunun tedavi edici özelliği, çok eski çağlardan beri anlaşılmış, yüzyıllar sonra şifa niteliği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kaynaklar etrafında dini ayinler yapılmış, şenlikler düzenlenmiş, büyük devlet adamları ve zengin kişiler antik dönemde tedavileri için Hierapolis’e gelmişlerdir.GEZİLECEK YERLER
Apollon Tapınağı: Mevcut tapınak, eski ve dini mağara olarak bilinen Plutonion üzerine kurulmuştur. Yerli halkın en eski dini merkezi olan bu yerde Apollon, bölgenin Ana Tanrıçası Kybele ile buluşmuştur. Eski kaynaklar, Ana Tanrıça Kybele rahibinin bu mağaraya indiğini ve zehirli gazdan etkilenmediğini bildirirler. Apollon Tapınağı’nda üst yapıya ait kalıntılar MS. 3. yüzyıldan geriye gitmemektedir. Tapınak alanına geniş basamaklarla çıkılır.
Tiyatro: Yamaca yaslanmış tüm cephesiyle birlikte korunabilen büyük bir yapıdır. İnşasına MS. 60 yılında olan büyük depremin ardından Flaviuslar döneminde MS. 62 yılında başlanmış, MS. 206 yılında tamamlanmıştır. 50 oturma sırası bulunur ve 8 merdivenle 7 bölüme ayrılmıştır. Caveanın tam ortasından geçen diozomaya her iki yandan tonozlu birer geçit ile girilir. Sütunların arası heykellerle süslenmiş olup, burada yapılan kazılar sırasında bol miktarda heykel bulunmuştur. Sahne arkasındaki duvarlarda ise mermer kabartmalar yer alır.
Nekropol : Batıdaki traverten alanları dışında kalan üç yönde nekropol alanları bulunmaktadır. Bunlar yoğunlukla Tripolis-Sardes’e giden kuzey yolunun ve Laodikeia-Colossae’ye giden güney yolunun iki tarafında yer alır. Mezarlarda kireçtaşı ve mermer kullanılmıştır. Mermer kullanımı daha çok lahit tiplerinde görülür. Kuzey nekropolü, erken Hıristiyanlık dönemine kadar karakteristik lahitleri, mezar tiplerini ve mezar anıtlarını bir arada içerir. Kentte görülen mezarlar lahit, tümülüs ve ev tipi mezarlardır. Konut mimarisini anımsatan mezar yapıları, nekropolün en önemli elemanlarıdır
Laodikeia: Çürüksu (Lykos) ırmağının güneyinde kurulmuştur. Kentin adı antik kaynaklarda daha çok “Lykos’un kıyısındaki Laodikeia” şeklinde geçmektedir. Diğer antik kaynaklara göre ise, kent MÖ. 261-263 yılları arasında II. Antiokhos tarafından kurulmuş ve kente Antiokhos’un karısı Laodikeia’nın adı verilmiştir.
Laodikeia, MÖ. I. yüzyılda Anadolu’nun en önemli ve ünlü kentlerinden biridir. Kentteki büyük sanat eserleri bu döneme aittir. Romalılar da Laodikeia’ya özel bir önem vermişler ve Kıbyra (Gölhisar-Horzum) Conventus’unun merkezi yapmışlardır.
İmparator Caracalla zamanında Laodikeia’da bir seri kaliteli sikke basılmıştır. Laodikeia halkının da katkılarıyla kentte çok sayıda anıtsal yapı yapılmıştır. Küçük Asya’nın 7 ünlü kilisesinden birinin bu kentte bulunması, Hıristiyanlığın burada ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. MS. 60 yılında meydana gelen çok büyük bir deprem kenti yerle bir etmiştir.
Laodikeia’nın Yapıları
Büyük Tiyatro: Antik kentin kuzeydoğu tarafında, araziye uygun olarak Roma inşa tarzında yapılmıştır. Sahnesi tamamen yıkılmış olup, cavea (seyircilerin oturduğu bölüm)ve orkestrası(sahnenin önündeki koro veya oyuncuların yer aldığı bölüm) oldukça sağlam durumdadır. Yaklaşık 20.000 kişiliktir.
Küçük Tiyatro: Büyük tiyatronun 300 metre kadar kuzeybatısında yer almaktadır. Araziye uygun olarak, Roma tarzında inşa edilmiştir. Scenesi (sahne)tamamen yıkılmış olup, cavea ve orkestrasında da bozulmalar mevcuttur. Yaklaşık 15.000 kişi alabilecek büyüklüktedir.
Stadyum ve Cimnazyum: Kentin güneybatısında, doğu-batı doğrultusunda uzanmaktadır. Stadyumun ek yapıları ile cimnazyum bir bütünlük teşkil edecek şekilde yapılmıştır. MS. 79 yıllarında yapılan stadyumun uzunluğu 350 metre, genişliği 60 metredir. Amfiteatr şeklinde yapılmış olan yapının, 24 oturma basamak sırası bulunmaktadır. Büyük bölümü tahrip olmuştur. MS. 2.yy. ‘da yapılan cimnazyumun, Proconsul Gargilius Antioius tarafından inşa ettirilerek İmparator Hadrianus ve eşi Sabina’ya ithaf edildiğine dair yazıt bulunmuştur.
Anıtsal Çeşme: Kentin ana caddesi ile ara caddesi köşesinde yer almaktadır. Roma dönemi yapısıdır. İki cepheli olarak yapılmış havuz ve nişleri vardır. Bizans zamanında onarım görmüştür.
Meclis Binası: Kentin güneybatısındadır. Dikdörtgen planlı olan anıtsal yapı, doğu-batı yönünde uzanmaktadır. Ana giriş doğu cephesindedir.
Zeus Tapınağı: Antik Laodikeia kentinin sütunlu caddesinin doğu kesiminde, küçük tiyatro ile Nymphaeum (anıtsal çeşme)arasında bulunmaktadır.
Büyük Kilise: Sütunlu caddenin güneyinde caddeye bitişik olarak inşa edilmiştir. Sadece taşıyıcı bölümlerinden bir kısmı ayakta kalmıştır. Ana giriş kilisenin batısındadır.
NASIL GİDİLİR
İstanbul’ dan 8 saatlik bir yolculukla Denizli’ ye ulaşılır.Denizli’ye vardığınızda, 1 km kadar düz gidin şehrin tam ortasından geçen geniş yol üzerinde… Pamukkale tabelasını göreceksiniz. Sola dönüp 3 km daha gitiğinizde doğa harikası Pamukkale’desiniz.
NE YENİR
Klasik yemeklerin dışında yöresel yemekleri de deneye bilirsiniz.
-Pamukkale Kebabı
-Pamukkale Pastası
-Mumbar Dolması
-Patlıcan Kebap
-Denizli Mantısı
-Yoğurtlu Patlıcan Gömmesi
Pamukkale yöresine özgü yemeklerdir.
Meraklısına duyurulur……
PAMUKKALE’DE NELER YAPABİLİRSİNİZ
-Hierapolis ve Laodikeia Antik Kentlerini gezebilirsiniz.
-Apollon Tapınağını ziyaret edebilirsiniz.
-Eşsiz güzellikteki travertenleri görebilirsiniz.
-Nekropol Antik kentini ziyaret edebilirsiniz.
-Zeus Tapınağını görebilirsiniz.
-Meşhur Pamukkale Kaplıcalarına girebilirsiniz.
-Yeşildere Şelalesi ve çevresini gezebilirsiniz.
-Pamukkale Arkeoloji müzesini ziyaret edebilirsiniz.
Posted in Tatil Yerleri | No Comments »
Cuma, Şubat 19th, 2010
Bodrum Tatil Cenneti hakkında bilgiler. Bodrum Tatil Cenneti plajları nereleridir. Bodrum Tatil Cennetine nasıl gidilir, nerelerde gezilir. Bodrum Tatil Cennetinde neler yiyebilirsiniz.
Bodrum plajlarıyla, gece hayatıyla, Bodrum Kalesi ile tüm dünyada bilinen Turizm merkezlerinden biridir. İlçe merkezindeki plajın yanında Gümbet, Turgutreis, Yalıkavak, Gümüşlük, Yalıçiftlik, Türkbükü gibi bugün belde olmuş eski köylerdeki plajlar yeşille mavinin en güzel birleştiği yerler olarak bilinir. Yat turizmi ilçede gelişmiştir.
Bunların dışında çok eski dönemlerden beri bu bölgede yerleşim olması dolayısıyla pek çok tarihi kalıntı vardır.
Bunlardan bazıları: Termera, Mindos, Telmissus, Pedesa, Antik Tiyatro, Mausoleion, Göktepe ve Mindos Kapısı’dır
Halikarnassos‘ta (Bodrum‘un eski adı) M.Ö. 484 yılında doğan ve “Tarihin Babası” olarak bilinen Herodotos‘a göre Bodrum Dor‘lar tarafından kurulmuştur. Daha sonra Karya ve Leleg‘ler bu bölgeye yerleşmişlerdir. M.Ö.650 yılında Megeralılar gelerek şehri genişletmişler adını da Halikarnassos olarak değiştirmişlerdir
1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde tekrar Osmanlı İmparatorluğu’na katılmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra adı Bodrum olarak değiştirilmiştir.
GEZİLECEK YERLER
Antik Kentler
Antik Tiyatro: Bodrum-Turgutreis yolu üzerinde yeralmaktadır. 13.000 kişilik tiyatronun yapılan kazılardan sahne bölümü ortaya çıkarılmış ve oturma yerleri restore edilmiştir.
Kaya Mezarları:Tiyatronun daha yukarısında ve yamaçta Helenistik ve Roma devrine ait kaya mezarları bulunmaktadır.
Myndos Kapısı: Kentin batısında, Halikarnassos’un giriş kapılarından biriydi. Myndos kapısı iki anıtsal kule ile onların ardında şehre girilen kapının yer aldığı bir iç avludan oluşmaktaydı. Bu kapının kuzeyinde yer alan surlar ile kulelerin onarımının birinci aşaması 1999 yılında tamamlanmıştır.
Çıfıt Kale (Aspat): Yarımadanın güneybatısında Bağla koyuna yakın bir kayalık üzerinde kurulmuştur. Çeşitli uygarlıklara ait kalıntılar yer almaktadır..
Stratonikeia: Yatağan – Milas karayolu üzerinde bulunan Eskihisar köyündeki harabeler Karya, Roma, Bizans devirlerine ait zengin kalıntılara ev sahipliği yapmaktadır.
Lagina: Yatağan’ın Turgut mevkisindeki Hekate tapınağına toprak yoldan (9 km.) gidilerek ulaşılır. Karia’nın önemli merkezlerinden biri olan Lagina’nın antik bronz çağından beri yerleşim olduğu, yapılan kazılardan anlaşılmaktadır.
Sedir Adeun (Kedreae): Gökova – Akyaka’dan ya da Çamlıköy’den denizyolu ile ulaşılabilen Sedir Adası, doğal ve tarihi güzellikleriyle yörenin gözde ören yerlerindendir. Apollo Tapınağı, tiyatro, antik liman ada da görülecek ilk kalıntılardır. Ünlü Kleopatra plajı da bu adadır.
Sarnıçlar: Yarımadanın hemen tamamında Osmanlılar tarafından yapılan ve bugün ‘Gümbet’ olarak tanımlanan sarnıçlar görülür. Zamanın zenginleri tarafından kendi adlarına inşa edilmişlerdir.
Kaleler
Bodrum Kalesi (Saint Petrum): M.S. 15. yy.da Rodos Şövalyeleri tarafından St. Peter adına 99 yılda inşa edilmiştir. Halikarnassos’un ilk kurulduğu noktada Zephyrion adası üzerine kurulmuştur. Kale’nin yapımı sırasında Mausolos Anıt Mezarının taşları ve rölyefleri kale duvarlarında kullanılmıştır. Osmanlılar zamanında Kale içindeki kiliseye bir minare ilave edilerek bir cami haline getirilmiştir. Ayrıca bir de küçük Türk Hamamı inşa edilmiştir. 1595′te hapishane olarak kullanılan Kale bugün müze olarak düzenlenmiştir. Yaklaşık 30.000 m²’lik alana sahip olan kalede 5 kule vardır. Bunlar Fransız, İngiliz, İtalyan, Alman kuleleri ile Yılanlı Kule’dir.
Camiler, Türbeler
Mustafa Paşa Cami: Kızılhisar’lı Mustafa Paşa, Bodrum’a tersane yaptırmak için geldiğinde bu camiyi yaptırmıştır (1723).
Tepecik Cami: Mustafa Paşanın kahyası Hamam Ağa tarafından yaptırılmıştır.
Adliye Cami: II. Abdulhamit’in gönderdiği ve halktan toplanan paralarla 1901 yılında yapılmıştır.
Şaldırşah Horasani Türbesi, Kubbeli Türbesi, Mustafa Paşa ve Kaptan-ı Derya Cafer Paşanın mezarlarının bulunduğunu Mustafa Paşa Türbesi, Koyunbaba Türbesi görülmeye değer yerlerdir
NASIL GİDİLİR
Ankara, İstanbul, İzmir gibi belli başlı merkezlerden Bodrum’a neredeyse her otobüs şirketi seferler yapıyor. Otobüs şirketleri özellikle yaz döneminde bu yöne olan sefer sayılarını talebe göre artırıyorlar. Eğer İstanbul ve yakınlarından özel arabanızla bu güzel beldeye gidiyorsanız, Bodrum’a gitmek için İzmir-Aydın otoyolunu kullanabilirsiniz. Bodrum’a ayrıca en kısa ve en konforlu yoldan, yani havayoluyla da ulaşabilirsiniz. Çeşitli acenteler Bodrum’a seferler düzenliyor, ancak talep çok yoğun olduğu için, erken rezervasyon yaptırmakta fayda var. Havaalanından Bodrum’a ulaşmak için Milas-Bodrum arası sefer yapan otobüsleri kullanabilirsiniz. Milas-Bodrum arası yaklaşık bir saat sürüyor. Eğer Bodrum Havaalanı’nda yer bulamazsanız, daha fazla şansınızın bulunduğu Dalaman Havaalanı’nı da deneyebilirsiniz. Arada epey uzun bir yol var. Ama Bodrum’dan Dalaman’a giden kimi özel minibüsler, sizi hesaplı ve hızlı bir biçimde havaalanına yetiştirebiliyorlar
NE YENİR
Yöresel yemekleri tercih etmek isterseniz
-Keşkek
-Zeytinyağlı Bamya
-Turp Otu Salatası
-Acı Ot Kavurması
-Gemici Mezesi
-Hardal Otu Salatası
-Ahtapot yahni
-Çökertme kebabı
-Lokma
-Çökertme Yemeği
Bodrum yöresine özgü yemeklerdir.
Meraklısına duyurulur……
BORUM’DA NELER YAPABİLİRSİNİZ
-Rodos Şövalyeleri tarafından yapılan Bodrum Kalesi’ni gezebilirsiniz.
-Termera, Mindos, Telmissus, Pedesa, Antik Tiyatro, Mausoleion, Göktepe ve Mindos Kapısı kalıntılarını gezerek tarihe yolculuk yapabilirsiniz.
-Gümbet, Turgutreis, Yalıkavak, Gümüşlük, Yalıçiftlik, Türkbükü gibi Bodrum’un en güzel beldelerini gezebilirsiniz.
-Mustafa Paşa Cami,Tepecik Cami,Adliye Cami ve Türk türbelerini gezebilirsiniz.
-Günlük motor gezilerine katılarak Mavi yolculuk yapabilirsiniz.
-Antik Tiyatro’dan Bodrum’u seyredebilirsiniz.
-Bodrum Barlar sokağını gezebilir ve gönlünüzce eğlenebilirsiniz.
-Gümüşlük’te balık yiyebilrsiniz.
-Bodrum’a özgü Acı ot kavurması, kabak çiçeği dolması yiyebilirsiniz.
-Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesini gezebilirsiniz.
-Zeki Müren Sanat Müzesini gezebilirsiniz.
Posted in Tatil Yerleri | No Comments »
Çarşamba, Şubat 17th, 2010
İzmir İli Selçuk İlçesi sınırları içindeki antik Efes kentinin ilk kuruluşu M.Ö. 6000 yıllarına, Neolitik Dönem olarak adlandırılan Cilalı Taş Devrine kadar inmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar ve kazılarda Efes çevresindeki höyükler (tarih öncesi tepe yerleşimleri) ve kalenin bulunduğu Ayasuluk Tepesinde Tunç çağları ve Hittitlere ait yerleşimler saptanmıştır. Hititler Döneminde kentin adı Apasastır. M.Ö. 1050 yıllarında Yunanistandan gelen göçmenlerin de yaşamaya başladığı liman kenti Efes, M.Ö. 560 yılında Artemis Tapınağı çevresine taşınmıştır.
Bugün gezilen Efes ise, Büyük İskenderin generallerinden Lysimakhos tarafından M.Ö. 300 yıllarında kurulmuştur. Hellenistik ve Roma çağlarında en görkemli dönemlerini yaşayan Efes, Asya eyaletinin başkenti ve en büyük liman kenti olarak 200.000 kişilik nüfusa sahipti. Efes, Bizans Çağında tekrar yer değiştirmiş ve ilk kez kurulduğu Selçuktaki Ayasuluk Tepesine gelmiştir.
Kaynak : Efes antik kenti nerededir
Posted in Tatil Yerleri | No Comments »