Dekorasyon ve Mobilya / Dekorasyon ve Mobilya fiyatları, Dekorasyon ve Mobilya modelleri
Çarşamba, Şubat 24th, 2010
Alanya tatil cenneti , Antalya iline bağlı turistik ilçedir. Antalya’ya 120 km. uzaklıktadır. İlçe, 745 adet turistik tesis ve toplam 114.711 yatak kapasitesi ile sahip Türkiye’nin en çok turist çeken yeridir.
Akdeniz ikliminin hakim olduğu ilçede narenciye üretimi ve seracılık çok gelişmiş tekniklerle yapılmaktadır. Anamur’dan sonra muzun yetiştiği tek yerdir. Tropikal tüm meyveler yetişmektedir.
Denizi, kumu, güneşi, kalesi, dim çayı, yerleşik Almanları ve Amat Bilir’i ile meşhurdur.
Alanya, ülke turizminde önemli paya sahiptir. 1980′li yıllarda başlayan turizm atılımı sayesinde şehir, bu günkü halini almıştır.ilk başlarda apart otellerin yoğun olduğu ilçede, günümüzde 1.000 kişi kapasiteli tesislerden 3.500 kişi kapasiteli devasa tesislere kadar pek çok çeşit ve türde turistik tesis mevcuttur
GEZİLECEK YERLER
Alanya Kalesi: Alanya Kalesi zamanımıza kadar korunan tek Selçuklu kalesidir. 1225 yılında Roma Kale kalıntılarının yerine Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından yeni bir kale yaptırılmıştır. 83 kule ve 140 burca sahip , üç sıra surlarla çevrili olan kale bütün olarak iç ve dış kale bölümlerinden oluşur. Aya Yorgi Kilisesi, Kanuni Sultan Süleyman Camii, Akşabe Sultan Türbesi Selçuklu Hamamı, Arasta, Bedesten, Sitti Zeynep Türbesi, Sultan Alaaddin Sarayı, irili ufaklı sarnıçlar, deniz feneri ve zindandan oluşan kale bir tarih hazinesidir.
Kızıl Kule: Adını alt ve üst kısımlardaki kesme taşlardan alan Kızıl Kule 1226 yılında yapılmıştır. Bugün bile sapasağlam ayakta duran kulenin doğu cephesi ile batı cephesi arasındaki oturduğu yerin konumu nedeniyle, 2m.lik bir yükseklik farkı vardır. Sekizgen şeklindeki kule beş katlıdır. Zemin katın ortasından yukarı doğru, beşinci kata kadar yükselen bir bölüm bulunmaktadır. Su sarnıcı görevini üstlenen bu bölüm kulenin omurgası durumundadır. Zemin kat etnografik müze olarak hizmet vermektedir.
Antik Kentler
Leartis-Learti (Mahmutlar Harabeleri): Büyük ören yada büyük kilise diye de adlandırılan bu yer ilçenin kıyı boylarındaki irili ufaklı tepelerin yamaçlarında kurulmuştur. İlçe merkezine 22 km. uzaklıktaki kentte kiliseler, hamamlar, sarnıçlar, iskan merkezleri, küçük bir stadyum tiyatro, sütunlu caddeler ve tapınakar mevcuttur.
Syedra Harabeleri: Syedra Kenti M.Ö. 3. yy. da, bugünkü Kargacı ve Seki köylerinin sınır oluşturduğu bir tepede kurulmuştur. Tepe üstündeki bölümün kentin merkezi olduğu bilinen Syedra ve yöresinde bulunan kitabelerden kentin Roma kalıntısı olduğu anlaşılmaktadır. Kentin anıtsal giriş kapısının lentosu hala sağlamdır. Sütunlu caddenin iki yanında, çeşitli amaçlarla yapılmış tarihi eserler ve mozaikler görülür. Şehrin içinde muhtemelen su deposu olarak kullanılmış üç havuz vardır.
Lotape (Aytap) Liman Kenti: Aytap Alanya’nın 30 km. doğusundadır. Bugünkü Akdeniz kıyı yolu bu Roma kentinin ortasından geçmektedir. Kral Antichus’un karısı Iotape’ın anısına kente bu adı verdiği bilinmektedir. Kentin 50-100 m. boyutlarında bir limanı vardır. Yarımada şeklinde oldukça yüksek bir tepenin üzerine kurulmuş kalesine oldukça zor çıkılmasına karşın görülen manzara tüm yorgunlukları unutturacak güzelliktedir. Iotape kentinin antik caddesi, hamamı, kilisesi, nekropol ve akropolü çevrede bulunan değer antik kentler içinde en iyi ayakta kalanlarıdır. Tek odalı, üstü kapalı mezar odaları da kentin antik kalıntıları içindedir.
Selçuklu Tersanesi: 1228 yılında yaptırılan tersane 56,5 m. uzunluğunda , 44 m. derinliğinde ve 5 gözlüdür. Tersane güneyden gelebilecek tehlikelere karşı, iki katlı, iki odalı bir kule ile güçlendirilmiştir.
Camiler
Süleymaniye (Kale) Cami: Osmanlı mimarisi özelliklerini taşıyan caminin 16. yy. da bir Selçuklu tapınağının üzerine inşa edildiği bilinmektedir. Kapı ve pencerelerdeki ağaç bölümler Osmanlı ağaç işlemeciliğinin en güzel örneklerindendir.
Emir Bedrüddin Cami: Günümüzde Andızlı Cami olarak bilinen cami adını hemen yanındaki andız ağacından almıştır. 1227 yılında Emir Bedrüddin tarafından yaptırılan caminin yanında kesme taşlardan yapılma çok yüksek olmayan minaresi yer alır. Minberi oymacılık sanatının en güzel örneklerindendir.
Akşebe Sultan Mescidi: Akşaba Sultan Alanya kalesinin ilk kumandanlarındandır. Mescit kendisi tarafından 1230 yılında yaptırılmıştır. Batısında kendine özgü mimarisi olan bir minare vardır.
Kervansaraylar
Alara Han: Alanya-Manavgat sınırını oluşturan Alara Çayı’nın denizden 9 km. kuzey yönünde inşa edilmiştir. Alanya’ ya 35 km. uzakta olan Alara Kervansarayı 1232 yılında Sultan Alaaddin Keykubat tarafından 2000 m² lik bir alanda tamamen kesme taşlardan yapılmıştır. Nöbetçi Kulübesi, bugün bile tüm özelliğini koruyan çeşmesi, mescidi ve hamamı ile görülmeye değer bir eserdir.
Şarapsa Kervansarayı: Alanya – Antalya asfaltının 15. km. sinde yolun üst kısmındaki yaklaşık 850 m² lik bir alan üzerinde, Sultan Alaaddin Keykubat’ın oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 1236 – 1246 yılları arasında yaptırılmıştır.
Mağaralar
Damlataş Mağarası
Büyük Dipsiz Mağarası
Çimeniçi Mağarası
Dim Mağarası
Beldibi Mağarası
Derya Mağarası
Diğer Önemli Mağaralar
Hasbahçe Mağarası: İlçenin Küçük Hasbahçe mahallesi iniş dibi mevkiinde, kente 4 km. uzaklıktadır. Damlataş Mağarasından birkaç misli büyük olan mağarada derinlemesine bir araştırma yapılmadığı için fazla bir bilgi yoktur.
Kadı İni Mağarası: İlçe merkezinin 15 km. kadar kuzeydoğu istikametinde, Çatak mevki denilen yerde bulunmaktadır. Çevrede bulunan piknik yerleri yöreye ayrı bir canlılık vermektedir.
Korsanlar Mağarası: Korsanlar Mağarası eskiden etrafa korku saçan korsanların soygunlardan elde ettikleri malları depoladıkları ve kaçırdıkları kızları tuttukları yer olarak ün salmıştır. Mağara tahminen 10 m. genişliğinde 5-6 m yüksekliğinde olan ağız kısmı teknelerin rahatlıkla içeri girmesine olanak sağlar. İçeride cami kubbesi gibi insanın üzerini örten rengarenk taşları ve kuzeye uzanan karanlığı görmek mümkündür.
Aşıklar Mağarası: Aşıklar Mağarasının kapısı deniz yüzeyinden iki metre yükseklikte ve insanın girebileceği büyüklüktedir. Bu kapı sarkıt, dikit ve sütunlarla süslenmiştir.
Fosforlu Mağara: Korsanlar Mağarasına benzer bir görünüme sahip olan Fosforlu Mağaranın kapısı teknenin içeri girmesine olanak sağlayacak büyüklüktedir. Deniz dibinde oluşan renkler görülmeye değer.
NASIL GİDİLİR
Antalya’dan Alanya/Side istikametine doğru yola çıkıyorsunuz, yaklaşık 40 KM sonra Serik çıkışına vardığınız zaman Boğazkent Beldesine (Sağa-Sanayi sapağı) sapıyorsunuz, 2-3 km ilerlediğiniz yolda Melek Çiftliği’nin girişini yolun sol tarafında göreceksiniz….
NE YENİR
Alanya’da klasik yemeklerin yanı sıra yöresel yemeklerinde tadına bakabilirsiniz.
-Yarpuzlu Akdarı Çorbası
-Döğme Aşı
-Şepit
-Bumbar
-Ülübü Yemeği
-Taze Bakla Yemeği
-Kırtakı
-İçli Bazlama
-Etli Göleviz
-Öksüz Helvası
Alanya yöresine özgü yemeklerdir
Meraklısına duyurulur……
ALANYA’DA NELER YAPABİLİRSİNİZ
-Anadolu Selçuklu hükümdarı Alaeddin Keykubat’ın yaptırdığı Alanya Kalesini gezebilirsiniz.
-Yaklaşık 780 yıllık Kızıl Kule’yi gezebilirsiniz.
-Başta Damlataş Mağarası olmak üzere Alanya’nın sayısız mağaralarını keşfedebilirsiniz
-Alanya’daki tarihi kalıntıları,Camileri;Kervansarayları gezerek tarihe yolculuk yapabilirsiniz.
-1228 yılında yapılan Selçuklu tersanesini gezebilirsiniz.
-Alanya Müzesini ziyaret edebilirsiniz.
-Yöre balıklarını tadabilirsiniz
Alanya ziyaret edilecek güzel tatil cenneti bölgelerinden biridir.
Posted in Tatil Yerleri | No Comments »
Cumartesi, Şubat 20th, 2010
Yeni dairenize kendi kişiliğinizi yansıtmanın 7 püf noktası;
Bir bakış açısı geliştirin
Bir daireyi yaratmanın çözümü, ne tarz bir görünüm istediğinize karar verebilmekten geçer. Dergiler ve ev dekorasyon programları en sevdiğiniz stili ortaya çıkarmanızda ki bir yardımcı niteliktir. Tarzını belirledikten sonra dairenizin her odasına aynı temayı uygulamayı amaçlamalısınız. Her odanın benzer stile sahip olması dolayısıyla akış, uyumluluk ve dengeyi bütünlüğünü sağlar. Ufak bir detay veya aksesuar ile evin ve kendi kişiliğinizi ön plana çıkararak tarzını ortaya koymalısınız. Fazla renk ve desen kullanarak, “sirk” atmosferi yaratmaktan çekinin. Bu sayede eviniz daha sade ve büyük gözükebilir.
Renk şeması seçin
En sevdiğiniz üç ya da dört rengi seçin ve bütün dairenizde kullanın. Eğer çok farklı renklerde objeler ve kumaşlar kullanılırsa; evin, kesik, ayrı ve görsel olarak dağınık görülmesine neden olur. Örneğin, eğer mavi ve beyazdan hoşlanıyorsanız, beyaz bir duvar ve fildişi örtülü mobilyalar, mavi ve beyaz porselen aksesuarlar, açık ahşap masalar, rafları nitelendiren oturma odası yaratın. Yatak odanızda desenli yorgan kılıfı, yastık ve perde olarak derin bir mavi kullanabilirseniz. Mutfağın temasına mavi ve beyaz kareli perdeler kullanarak devam ettirebilir aynı zamanda vurgu olarak sarı rengi de ekleyebilirsiniz.
Ölçek’e dikkatinizi verin
Yeni mobilya ve aksesuar alırken odaların büyüklüğünü hesaba katmalısınız. Eğer salonunuz küçük veya orta boyutluysa, alanın çoğunu kaplayacak büyük ekranlı televizyon almaktan kaçının.
Geniş yer tutan ya da kalabalık hissettirecek herhangi sandalye ya da pufa yatırım yapmayın. Daha küçük odalarda, bir veya iki küçük mobilya parçasıyla ya da sade geleneksel ahşap veya modern krom sandalyelerle uyum sağlayabilirsiniz. Küp şeklinde bir daireye sığabilmek için kanepelerinizi istediğiniz boy veya şekilde yaptırabilir, kanepelerinizi kolsuz olarak da kullanabilirsiniz. Bu sayede açık alan hissini yaratabilmek daha kolay olacaktır.
Sıra dışı yerlerden alın
Lüks dükkânları gezip çok para harcamak yerine antika dükkânları, bitpazarlarını, eskicileri denemelisiniz. Böyle yerler ilk kez dekore eden kişilere hazine dolu altın madeni gibi gelecektir. Az paralara odanızı benzersiz eşyalarla doldurabilmenin zevkini yaşayacaksınız.
Kalite en önemlisi
İlk dekore projenizde bütçeyi düşünerek hareket etmeye çalışmanızın yanı sıra kaliteli, iyi yapılmış ve dayanıklı eşyaların öncelikli olması tavsiye edilir. Eğer yeni ama kötü yapılmış bir masayı sadece indirimde olduğu için alırsanız, en iyi ihtimalle, erkenden yaşını gösterir, belki de sadece bir kaç sene dayanır ve o zamanda yenisiyle değiştirmek zorunda kalabilirsiniz. Bunun yerine, çizilmiş ama sağlam bir eski masayı alıp tamir etmek daha iyi bir seçim olabilir. Eski minderli sandalyenizi ise antik kumaşlarla döşeyerek hoş ve sağlam bir görünüme sahip olmasını sağlayabilirsiniz.
Eğer diyorsunuz ki muhakkak o pahalı yeni yemek masasına ve sandalyelere sahip olmam gerek, o zaman bütçenize sadık kalarak sadece bir ya da iki tane alın. Eğer o seri devam edilmeyecek olursa geri kalanını indirimli fiyatına alabilirisiniz. Önemli nokta şu ki iyi yapılmış mobilyanızı ve aksesuarınızı arayışınızda yaratıcı olun.
Listeler yapıp odaklanın
Kafanızın karışmaması için önceden planladığınız bütün şeylerin listesini yapıp, oda ölçüleri ve genişlik koşullarını da ekleyin. İdeal masaya ya da sandalyeye ne zaman rastlayacağını bilemezsiniz. Bu nedenle beğendiğiniz kumaşlardan örnek parça alın. O yüzden hazırlıklı olun ve her zaman listenizi yanınızda taşıyın.
“Bir den fazla” kuralı hatırlayın
Bazı aksesuarları birden fazla edinmek ve tekrarlayarak kullanmak konsept bütünlüğü sağlayarak bir süreklilik hissi verir. Örneğin,
Büyük bir duvara tek başına dar bir kitaplık koymak yerine, aynı kitaplıktan ard arda üç tane yerleştirmek kitaplığın tek başına sırıtmasını engelleyecek ve bir duvar ünitesi havası verecektir.
Dramatik bir etki yaratmak için, tek bir orta boyutlu resim veya baskı yerine eşit aralıklarla, çifter sırayla asılmış, aynı boyutta seri baskılar kullanılabilir.
Birbirinin eşi olan iki saksılı yer bitkisinin bir rafın iki yanına birden konulması düzenli ve iyi planlanmış bir görüntü verir. İki tane ince yastık yerine dört tane kalın kuş tüyü yastık yatağın veya koltuğun daha davetkâr görünmesini sağlayabilir.
Bomboş, büyük ve yalnız duvarınıza, bir yelpaze oluşturacak şekilde 9-10 tane tabak veya maskın asılması güzel bir çözüm oluşturabilir.
Kaynak: Sabah Emlak
Posted in Dekorasyon ve Mobilya | No Comments »
Çarşamba, Şubat 17th, 2010
Kırmızı, tutkunun rengi, ateşin rengi, baştan çıkartıcı…Dekorasyonda kimi zaman siyah ve grilerle,kimi zamanda beyaz ve bej gibi nötr renklerle uyum içinde karşımıza çıkıyor.Kırmızı aksesuarlar mekana canlılık katıyor.Bu bir vazo,lamba,yastık veya şal olabilir.Ev aletlerinde de kırmızı sevenler için alternatifler çok.Mobilyalarda da kımızı renk yine karşımıza çılıyor.Koltuk,sandalye veya kitaplık…Evimizin her odasında,ister klasik,isterseniz modern tarzda.











Posted in Dekorasyon ve Mobilya | No Comments »
Çarşamba, Şubat 17th, 2010
Kim demiş dolap dağınıklığına çözüm yok diye? Giysi dolabınızı daha iyi kullanmak, karmaşayı ortadan kaldırmak için basit ama işe yarar birkaç önerimiz var…

1. Renklendirin
2. Farklı detaylar ekleyin
3. Kullanım alanını arttırın
1. Perde Renksiz perdeler yerine desenli perdeler seçerek hareket katabilirsiniz. Stockholm perde: IKEA.
2. Tekerlekli sepet Sık kullanmadığınız eşyalarınızı tekerlekli sepetlerde saklayabilirsiniz. Sepetli organizer: Evport.
3. Uzunları ayırın Elbise ve paltolarınız için askı alanını doğru ayarlarsanız sığdırmaya çalışırken katlamak zorunda kalmazsınız.
4. Renkli duvar Dolabınıza biraz renk katmak için arka duvarını farklı bir renkte boyayabilir ya da panelle kaplayabilirsiniz.
5. Ayakkabılar Dolap alt rafına tekerlekli ayakkabı rafları uygun olabilir. Metal şişelik raflarını da kullanabilirsiniz. Omar raf: IKEA.
6. Depolama kutları Mevsimlik giysilerinizi yerleştirmek için renkli kutulardan yararlanabilirsiniz.
7. Raflı organizer Askı borusuna takabileceğiniz raf sistemlerini dilediğinizde sökmeniz de çok kolay.
8. Kısa giysiler Gömlek, etek ve pantolon gibi kısa giysilerinizin alt kısmını da değerlendirebilirsiniz. Brallis çoklu pantolon askısı: IKEA.
9. Aksesuarlar Aksesuarlarınızın dolap içine dağılmaması için özel askılıklar kullanabilirsiniz.
Posted in Dekorasyon ve Mobilya | No Comments »
Salı, Şubat 16th, 2010
Pek çok Hollywood yıldızının evini kendi mobilya, kumaş ve aksesuvar tasarımlarıyla döşeyen Amerikalı Jan Showers, iç mekanlarda stilleri ve dönemleri karıştırarak sürprizler yaratmaktan yana. Özellikle kendi koleksiyonu ile orijinal antika parçaları birlikte kullanmayı seven Showers, düzenlemelerini yaparken yararlandığı 10 altın sırrı paylaşıyor bizimle.
Desenden korkuyorsanız, çizgilileri tercih edin
Eğer bu sezon moda olan büyük desenlerin yaratacağı etkiden emin olamıyorsanız, çizgili kumaşları kullanabilirsiniz. Böylece çok karışık bir görüntüye neden olmadan farklı renkleri yan yana getirmiş olursunuz. Bronz, beyaz ve bej gibi birbirinin türevi tonları seçerseniz, etkisi daha yumuşak olur. Çizgi temasını abajur şapkası ya da vazo gibi diğer objelere sıçratarak daha güçlü kılmanız da mümkün.
Yaşama alanınıza bir bank ekleyin
Çoğu insan bankların antre ya da mutfak için uygun olduğunu düşünür ama onları salon dahil, oturma yeri kısıtlı olan her alanda rahatça kullanabilirsiniz. Yerinize tam uygun ölçülerde yaptırabilir; ipek ya da kadife kumaşla kaplayarak şık bir hava verebilirsiniz.
Evinizin girişi etkileyici olmalı
Evinize gelen misafirlerin ilk karşılaştıkları yer kapı girişiniz, yani antrenizdir, dolayısıyla bu alanın sizi ve tarzınızı ifade etmesi çok önemlidir. Eğer yeriniz müsaitse, küçük bir oturma bölümü yaratmak yararlı olacaktır. Duvara astıklarınız ve zemin kaplamanız da ilk bakışta dikkat çekecektir; seçimlerinizde sıradışı ve beklenmedik detaylar olmasına çalışın. Yarattığınız farklılık, evin geri kalanı için de ipucu verecektir.
Aydınlatmaları göz hizasına yerleştirin
Göz hizasında, yani yerden ortalama 160 cm yükseklikte yerleştirilen abajurlar en doğru sonucu verir; daha yüksekte kalırlarsa istenmeyen gölgeler oluşabilir. İstediğimiz atmosferi yaratmak için ihtiyaç duyduğumuz abajurlar, daha fazla aydınlatma gücüne sahip olan tavandan aydınlatmalar ve vurgulayıcı özelliğe sahip aplikler ile de desteklenmelidir.
Duvarlar ve perdeler aynı renkte olsun
Duvarlar için seçtiğiniz renk ile perde kumaşınızın rengini birbirlerine yakın tonlarda belirlerseniz, daha modern ve sakin bir tarz yakalarsınız. Pencerelerinizden memnun değilseniz, perdenizin kornişini ya da demirini tavandan sadece 10 cm aşağı takmanız işe yarayabilir. Örneğin yemek odası için seçeceğiniz nil yeşili duvar boyası ve aynı tonda perdeler, sofrada oturanların kendilerini taptaze bir havayla çevrelenmiş hissetmelerini sağlayacaktır.
Benzer tonlarda cam objeler dikkat çeker
Aynı renk tonlarında, farklı cam objelerin birlikte kullanılması, masanızın ortası için mükemmel bir düzenleme oluşturur. Örneğin amber ve açık yeşil tonlarında, farklı yükseklikte cam vazo, kase ve tabaklar etkileyici bir silüet yaratır. Cam grubunuzun kapladığı toplam alanın, yerleştirdiğiniz masa ya da dresuarın yüzey alanıyla orantılı olmasına dikkat edin.
Kaliteli olanla kitsch olanı karıştırın
Bir koleksiyon yapıyorsanız, içindeki her parçanın çok değerli olması gerekiyor diye bir kural yoktur. Koleksiyon yapmanın zevki, sadece sevdiğiniz için alabilme özgürlüğüdür. Çok ender rastlanan bir antika ya da her yerde görülen sıradan bir obje koleksiyonunuzda birleşebilir; eğer sevdiyseniz değerinin önemi yoktur. Ve sadece gerçekten tutkunu olduğunuz bir şeyin koleksiyonunu yapmanız doğru olur. Örneğin ben, çok hoşlandığım Fransa yolculuklarımda topladığım hatıra eşyalarını aynalı bir tepsi üzerinde bir araya topladım. Antikacı arkadaşımın hediyesi olan bir vazo da var, nehir kenarındaki sokak satıcısından aldığım bir kar küresi de…
Doğadan ilham alın
Dışarıyı içeriye taşıyın. Doğanın muhteşem güzelliği her iç mekanda mucize yaratacaktır. Çakıl taşlarına, kuru yapraklara, çiçeklere yer vermek için her fırsatı değerlendirin. Orta sehpanıza koyacağınız midye kabukları ya da raflarınızın birinde sergileyeceğiniz mercan, mutlaka pozitif enerji yayacaktır. Sadece kum ve taş renklerini değil, doğada bulacağınız kızılları, yeşilleri ve mavileri de taşıyın evinize. Ancak hiçbirinde aşırıya kaçmayın, yoksa bir tema odasıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.
Yatak odanızda renk katmanları yaratın
Yatak, özellikle küçük alanlı yatak odalarının odak noktasıdır. Tavanlarınız yüksekse, cibinlikli bir yatak, kumaştan tasarlanmış yatakbaşı ve kat kat keten örtüler mükemmel seçimler olacaktır. Hepsinin kumaşlarının farklı olması ilginç ve davetkar bir etkiye sahip olur. Farklı kumaşları karmaşa yaratmadan yan yana ve üst üste kullanmanın kuralı ise, ana renk paletini kısıtlı tutarak tonlarda oynamalar yapmaktır.
Perdelerinizde abartıya kaçmayın
Perde uygulamalarının mobilyaların önüne geçmesine izin vermeyin. Drapeler ve balonlar yerine, katlamalı ve düz sistemlerden yana kullanın tercihinizi. Seçtiğiniz sistem sadeleştikçe, perdenizin kumaş kalitesi de artmalıdır. Pamuklu, keten, ipek ya da saten kumaşlar uygundur. Perde ölçünüzün pencereleri tamamen örtecek ve yumuşak dalgalarla yere inecek şekilde ayarlanması önemlidir.
Su ve mum
Deniz ve mehtap kadar güçlü olmasa da, su ve mum da üzerinizde mutluluk etkisi yapacaktır. Hele de yorucu bir günün sonunda. Banyonuzdaki sıkıcı aydınlatmadan kurtulun ve içine kalın mumlar yerleştirdiğiniz cam fanusları tavandan sarkıtın. İçeriden çıkmak istemeyeceksiniz!
Aynalarla oynamaya devam. Duvardaki alanınıza uygun tasarımı bulamıyorsanız, kendi tasarımınızı kendiniz yaratın ve istediğiniz boyut ve ölçülerde aynalar kestirerek istediğiniz düzenlemeyle asın. Ve mucizeyi seyredin.
Kaynak: Hürriyet
Posted in Dekorasyon ve Mobilya | No Comments »