Pazartesi, Mart 1st, 2010
Adrasan ismi Rumca’dan geliyor ve belde yeni adıyla Çavuş köy olarak da tanınıyor. Sırtını Beydağları’na dayamış olan koyun zemini kum ve denizi sığ çevresi ise karayolu olmayan birbirinden ilginç doğal güzelliklerle dolu. Su sporlarına meraklı olanlar için de, eşi bulunmaz bir parkur niteliği taşıyor. Deniz suyu sıcaklığı yüksek ve sezonu uzun yörede, özellikle berrak ve 29 metreye yakın sualtı görüş mesafesine sahip deniz, balıkadam ve sualtı fotoğrafçıları için yeterli şartları oluşturuyor.
Adrasan’ın kapalı koyu, geniş ve uzun bir kumsala sahip. Her yerinden denize girme imkanı var. Koyun karşısındaki Musa Dağı’na bağlı Eliğ, tepesi çökmüş bir deveyi andıran silueti ile ilgi çekiyor. Koyun başında Markız tepesi yer alıyor. Adrasan koyunun her iki tarafından çıkılan orman içi yükseklikler, koyun ne kadar estetik olduğu konusunda fikir sağlayacak güzellikler sergiliyor.
Çevre gezilerine meraklı olanlar için Olympos antik kenti, sönmeyen ateşiyle mitolojik dağdaki Yanartaş, en yakın gezi yerleri. Çıralı, Kaş, Demre, Myra, Patara, Xantos, Phaselis ve Antalya ise diğer uğrak yerleriniz olabilir
GEZİLECEK YERLER
PHASELİS
Antalya-Finike sahil yolunun 50.km’sinde yer alan Phaselis antik kenti İ.Ö. 690′da Rodos’lu Kolonistler tarafından kurulmuş.Birçok koloni şehri gibi yarımada üzerinde kurulan şehrin,kuzey,güney ve orta olmak üzere üç limanı var. Phaselis’te toprak üzerinde görülen kalıntıların hepsi Roma devrine ve sonrasına ait.
OLYMPOS
Olimposun sahip olduğu doğal değerler arasında 3,2 km uzunluğundaki sahil şeridi , iki kayalık burun ve güneydeki Olimpos antik şehrinin içinden geçip yağmurlara bağlı olarak akan Akdere bulunuyor. Çıralı Limanı gerisindeki sahil tamamen kumla kaplı .Deniz kaplumbağalarının yumurtladığı bu alan zengin bitki örtüsüne sahip kıyı kumulları ile de önemli bir SİT alanı. Çevrede ilgi toplayan yerlerden biri de Antik çağlardan günümüze dek doğal olarak yanan Yanartaş (Khimaira) Çıralı’nın en hareketli turistik yeri
CENEVİZ VE SAZAK KOYLARI
Yarımadanın iki tarafında yer alan bu
güzel iki koy ,tertemiz denizi ve bozulmamış doğasıyla Adrasan’ın görülmesi gereken yerlerinden birisidir.
Karayolu ile ulaşımı olmayan bu koylara keyifli bir tekne turu yapabilirsiniz.
ARYKANDA
Arykanda harabeleri Elmalı-Finike karayolu üzerinde Finike’den 30 km uzaklıktaki Arif Köyü’nün Aykırıçay Mahallesi yakınındadır.Yerli bir şehir ismi olan Arykanda’nın diğer Lykia şehirleri gibi M.Ö.V. yüzyıla kadar Pers egemenliği altında olduğunu, M.Ö.333′de İskender’in O’nun ölümüyle de Ptolemaiosların ,ondan sonra da Seleukosların eline geçtiğini görülüyor.Apameia Anlaşma’ndan sonra da Rodos’a bağlanan şehir ,bir müddet sonra diğer Lykia şehirleri ile birlikte Rodos’un egemenliğinden çıkmıştır.Bu sırada serbest kalan Lykia şehirleri Lykia Birliği’ni kurmuşlar, Arykanda da bu birliğe girerek sikke bastırmıştır.M:s:43′de Claudius Lykia Birliği’ne son vermesinden sonra Arykanda da Roma’ya bağlanmış ve bu dönemde adı Akalanda olmuş,şehir M.S.IX. yüzyıla kadar yaşantısını sürdürebilmiş,bu asırdan sonra karayolunun güneyine taşınmıştır.Dağların tepesindeki bu harabe olağanüstü bir manzaraya sahiptir.
LİMYRA
Finike’ye 9 km uzaklıkta bir harabe yeri de Limyra’dır.
Turunçova-Kumluca arasındaki Torunlar’da bulunan antik kent,1216 m yükseklikteki bir tepenin eteğinde kurulmuş olup yol üzerindedir.Limyra,Lykia’nın en eski şehirlerinden birisidir ve eski adı da Zemuri’dir. Bu şehrin varlığı M.Ö. V.yüzyıldan beri bilinmektedir
ULUPINAR
Adrasan’a yaklaşık 30 km. uzaklıkta ulu çınar ağaçlarının altında yüksek debili akarsuları ile yazın kavurucu sıcağından kaçarak kendinizi buz gibi sulara atabileceğiniz cennet köşedir Ulupınar.
Bu cennet arazinin içinden Ulupınar Çayı’nın yatağı boyunca tırmanıp dev kayaların arasındaki kanyona ulaşabilirsiniz.
NASIL GİDİLİR
Özel arabanızla geliyorsanız Antalya’dan Kemer istikametine gidiyorsunuz, Kemerden sonra Tekirova’yı geçtikten sonra yolun solunda Olympos, Çavuşköy (Adrasan) tabelasınını görüyorsunuz. Deniz yönüne uzanan biraz virajlı ve çam ağaçlı 20 km’lik asfalt yola giriyorlar. 15 km sonra Olympos sapağı geliyor sapmadan devam ettiğinizde Çavuşköy meydanına geliyorsunuz
NE YENİR
Adrasan Koyu üzerinde yer alan konaklama tesisleri ve restoranlar yöreye has deniz ürünlerini, ızgara çeşitlerini ve soğuk sıcak mezelerini deniz manzarası eşlğinde konuklarına sunuyorlar. Adrasan Deresi üzerindfe yer alan tesislerden biri Lykia Edrassa ise konuklarına hem restoranda hem de dere üzerine kurduğu teraslarda zengin mönüsü içinde taze balık sunuyor..
ADRASAN’DA NELER YAPABİLİRSİNİZ
-Su altı dalışları yapabilirsiniz.
-Berrak denizi nedeniyle su altı fotoğrafları çekebilirsiniz
-Adrasan’ın her yerinden denize girebilirsiniz.
-Olympos antik kenti gezebilirsiniz.
-Phaselis, Arykanda, Limyra Kalıntılarını gezebilirsiniz.
-Ceneviz ve Sazak koylarına tekne gezintisi yapabilirsiniz.
Posted in Tatil Yerleri | No Comments »
Pazar, Şubat 21st, 2010
Datça Yarımadası, Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilmiş olması dolayısıyla bozulmamış doğası, 235 km.lik sahil şeridi ve 52 koyu, zengin flora ve faunası, Knidos Antik Kenti ile gelecekte en önemli turizm merkezlerinden birisi olmaya adaydır. Eko turizm için geniş imkanlar mevcut olup, Bodrum ve Fethiye arasında yoğunlaşan ülkemiz yat turizminin odaklandığı bir yer olarak önemli bir yer taşır.
Öte yandan yörede tatillerini geçiren yerli ve yabancı turistler için trekking, sörf, yelken gibi doğa ve su sporlarının yapılabileceği ideal ortamlara sahiptir. Sürekli esen rüzgarı ile nemin hissedilmediği tatil imkanını sağlaması ve bol oksijeni dolayısıyla sağlık turizmi için de ideal bir yerdir.
GEZİLECEK YERLER
MESUDİYE
Knidos yolundan sola sapınca çamlar arasından ilerleyen üç km’lik yol Mesudiye Köyü’ne oradan da iki km daha ilerleyince Kızıl Bük koyuna çıkılıyor.Hayıt Bükü ve Ova Bükü gibi yaz gözdesi koylarda Mesudiye sahilinde.Mesudiye’nin verimli toprakları tarıma çok elverişli.Mis kokulu domatesler yetiştiriyorlar.
KIZILBÜK ve HAYITBÜKÜ
Mesudiye köyünün koylarıdır.Datça-Knidos yolundan sola sapınca çamlar arasında ilerleyen üç kilometrelik toprak yolla ulaşılan mesudiye köyü ve oradan da iki kilometre sonra kızılbük koyu yer almaktadır.
PALAMUT BÜKÜ
Tekne turuna katılanlar yada yatlarıyla gelenlerin durmadan ve balık lokantalarına uğramadan geçemediği güzel bir koydur.Çıplak tepelerin yumuşak bir eğilimle denize kavuştuğu upuzun bir kumsal oluşturduğu kumsal boyunca ağaçlıklar içinde köy evlerinin pansiyonların ve yazlık evlerin sıralandığı limanda balıkçı tekneleriyle birlikte yatların demirlediği bir güzel yerdir.Palamutbükü 2 km uzunluğundaki kum ve çakıl karışımı kumsalında denize girebilirsiniz.Deniz çok temiz açığında bir küçük ada ve bir de tekne barınağı bulunuyor.Konaklamak için pansiyonlarda mevcuttur.
KNIDOS
Knidos M.Ö.4. yüzyılda ticari nedenlerle Tekir Burnu’na taşınır.Hippodamus planına göre kurulan şehirde birbirinden güzel tapınaklar,kutsal alanlar,tiyatrolar ve görkemli binalar yapılır.Çok sayıda bilim adamı ve sanatçı yetişir.Tarihin ikinci büyük ve önemli tıp okulu Knidos’ta açılır.Heykeltraş Praksiteles tarafından çıplak olarak yapılan güzellik ve aşk tanrıçası Afrodit Heykeli’nin güzelliği dillere destan olur.Sadece bu heykeli görmek için uzak diyarlardan Knidos’a ziyaretçi akını başlar.
ESKİ DATÇA
Datça’ya yolunuz düşerse Eski Datça’yı mutlaka görmelisiniz.Adının Eski Datça olduğuna bakmayın.Datça’nın üç mahallesinden en düzenlisi ve son yılların gözde mekanlarının yer aldığı yer aldığı bir yer burası.Eskiliği ilk yerleşim yeri ve yıkılmış eski binaların yoğunlukta olması.Şimdi o yıkıntılar tek tek ayağa kaldırılıyor ve el yakan paralarla satışa sunuluyor.En fazla iki katlı olan eski Datça evleri,bir sanat ürünü taş işçiliği ve begonvillerle süslü dar sokaklarla görsel bir zenginlik kazandırmış.Eski Datça kimliğini arayan kentlere adeta adres gösterir gibi bir mimarlık harikası.Eski Datça’nın bu görsel zenginliğinin yanı sıra ünlü şairimiz Can Yücel’in son yıllarını yaşadığı ‘ Eski Datça”ya turizm firmaları tur düzenlemeye başladı.Can Baba’nın yapıtlarının sergilendiği ve Yücel Ailesi’nin ziyaretlere açık tuttuğu ‘Canevi’ni de mutlaka görmelisiniz.Datça’nın ilk kurulduğu yer burası.M.Ö.4.yüzyılda kurulan seramik atölyeleri,yapılan kazılar sırasında ortaya çıkarıldı.İskele mahallesi’nden 2.5 kilometre uzaklıktaki sarı sarı tabeladan döndüğünüzde kendinizi “Eski Datça” mahallesinde bulacaksınız.Datça isminin ‘Stadia’ kelimesinden geldiği düşünülüyor.Eski ,Datça’nın mimarisi tamamen yöreye uygun,tüm yapılar taş örgü,sokakları taş kaplama.Eski Datça Mahallesi yaşayanların koruduğu yerlerin nasıl güzelleştiğine tam bir örnek.Bir de alçak gönüllü bir sokağı var:Can Yücel Sokağı…Can Yücel’in evininde bulunduğu Eski Datça arkeologların da kazı merkezlerinden birisidir.Ancak Can Babanın mezarı bu mahallede değil,iskele Mezarlığı’nda bulunuyor.Eski Datça’nın bir diğer özelliği de yel değirmenleridir.
GEBEKUM
Datça’ya 4 km kala Yeldeğirmenlerine gelmeden önce perili köşk tabelasını gördüğünüz de sola 1 km lik toprak yola sapıyorsunuz.Yol sizi kumsala ulaştırıyor.Uzunluğu 7 km yi bulan kumsalı olan Gebekum denize girmek için çok uygun.Kumsal rüzgarın da etkisiyle kendisini çoğaltıyor ve yayılıyor.Karşısındaki adaya denizden yürüyerek ulaşmayı sağlayan bir de sığlık oluşmuş kumsal hareketleriyle.
ÇİFTLİK LİMANI
Datça İskelesi’nin yaklaşık 10 deniz mili doğu-kuzeydoğusunda Çiftlik limanı yer alır.Bu limanın doğusunda Adatepe Yarımadası güneydoğusunda ise Çiftlik Adası vardır.Buradaki tatil köyü limanın tanınmasına yardımcı olur.
YEL DEĞİRMENLERİ
Kızlan yöresinde,Marmaris yolu kenarında,gelip geçerken gördüğümüz,umudunu kesmiş,biraz yorgun ve biraz küs duran,kollarından kesip rüzgarlarından ettiğimiz yel değirmenleri.Bunlardan bir tanesini alan bir Datça severi restore etti ve gayette güzel oldu.Hayal ediyoruz;diğer değirmenleri de restore ediyoruz.Çevre ile uyumlu bir proje ile çevre düzenlemesi yapıyoruz.kuyulardan su çekip yaptığımız göleti dolduruyoruz.Bahçeler oradan sulanıyor,parklar ortaya çıkıyor.
KARAKÖY
Yarımada’nın Gökova Körfezine bakan yegane köyü.Bodrum-Datça feribotu buraya yanaşıyor.Limanda hoş bir balıkçı lokantası var.İçerdeki köy içi hiç bozulmamış,seneler öncesini yaşıyorsunuz.
ÇEŞME KÖY
Palamutbükü sahilinin asıl yerleşimi,taş evlerden oluşan hoş sokakları var.Çevresi bademlik ve zeytin ağaçları ile kaplı.
YAZI KÖY
Bir anlamda Knidos Köyü tarihi kalıntıları bu köyden başlıyor.Buradan her iki denize ve beş yunan adası manzarası harika.
YAKA KÖY
Datça’lıların yeni tercihi Yaka Köy,turizm ile terkedilmiş eski taş evler el değiştirerek restorasyon yapılıyor ve köy tekrar canlanıyor.Palamutbükü sahiline 5 km mesafede ki köyde taş evler görülmeye değer.
SINDI
Adını savaş zamanları asıl yerleşimlerini terk edenlerin sığınmak için kurmaları efsanesinden alan bu köy gerçekten tabelaları olmazsa saklanmış bir arazide eski dönem kaya mezarları ve mağaraları dikkat çekiyor.Palamutbükü’ne giderken sağ tarafta levha ile belirtiliyor.
KARGI KOYU
Şehir merkezine 3 km uzaklıkta.Ulaşım Belediye otobüsleri ile yada özel araçlarınız ile yapılmaktadır.Şehir merkezine çok yakın olmasına rağmen ne aşırı bir kalabalık ne de yoğun bir yapılaşma var.Denizin duru,yüzmeye çok uygun plajında iyi olduğunu söyleyelim.
REŞADİYE
Yarımadanın en eski merkezi olan ve en kalabalık köyü olan Reşadiye’deki Mehmet Ali Ağa Konağı’nın restorasyonu tamamlandı.Müze tabelası ise bir mimarın küçük taş heykellerini görmeyi kaçırmayın diyoruz.
KIZLAN KÖYÜ
MÖ.4.yy’da işletildikleri anlaşılan ve kazı çalışmaları süren Seramik Atölyeleri’ni Eski Datça ile Hızırşah köyü arasında görebilirsiniz.Yel değirmenlerini görmek için Datça’ya sekiz km’deki Kızlan Köyü’ne gitmelisiniz.Yarımada’nında en çok rüzgar alan bölgesi burasıdır.
ILICA GÖLÜ
Denizle karanın birleştiği yere yerleşmiş.Eski ve akıllı ustaların şaşmaz tercihleri ile su değirmeni olarak yıllarca hizmet vermiş.Parlak,sıcak ve narin ve de hassas gölümüz.Ilık suyunda su kaplumbağaları ile yüzebilirsiniz.Parasız masaj yapabilirsiniz şelalesinde.Kimi.Domuzbükü’nde denize girmek dinlenmek dışında küçük çevre turları da yapabilirsiniz.Geceleri hiç bir yerde göremeyeceğiniz kadar bol yıldızlı gökyüzü ve uzakta Sömbeki adasının ışıkları sizi oyalayacak tek şey.Kumsalda ateş yakıp özgürce sohbet edebilirsiniz.
EMECİK
Marmaris’ten Datça’ya gelmeden 20 km. önce kurulu bu köy rivayete göre batan korsan gemilerinden sahile çıkan esirler tarafından kurulduğu söylenmekte.Birkaç senedir sürekli Datça’da yaşamayı düşünen yazlıkçıların yeni gözdesi bu köydür.
HIZIRŞAH
M.Ö 4.yy’dan kalan seramik atölyeleri ve selçuklu camisinin görülebileceği Hızırşah Köyü iskele mahallesine 5 km mesafededir.
NASIL GİDİLİR
Datça’ya karayolu, havayolu ve denizyolu ile ulaşmak mümkün. Karayolu ile İstanbul, Ankara, İzmir ve Muğla’dan belli başlı otobüs firmaları ile Datça’ya ulaşabilirsiniz. Yaz aylarında Datça’ya otobüs seferleri sıklaştırılıyor. Datça – İstanbul arası 960 km , Datça – Ankara arası 840 ve Datça – İzmir arası 360 km.
NE YENİR
Diğer turistlik yörelere nazaran yeme içme çok daha ucuzdur.balık lokantaları size farklı seçenekler sunmaktadır.
-Damat Tatlısı
-Saç Böreği
-Katmer Tatlısı
-Tatlı Tarhana
-Ütmek Kavurması
-Otlu Kol Böreği
-Lokum Pilavı
-Salyangoz Yemeği
Datça yöresine özgü yemeklerdir.
Meraklısına duyurulur……
DATÇA’DA NELER YAPABİLİRSİNİZ
-Trekking, sörf ve yelken gibi su sporları yapabilirsiniz.
-Knidos antik şehrini gezebilirsiniz.
-Kızılbük, Hayıtbükü ve Palamutbükü gibi koyları gezebilir,Palamutbükü’nde herhangi bir balık lokantasında balık yeme keyfini yaşayabilirsiniz.
-Eski Datça’yı gezerek Datça’nın eski evlerini görebilirsiniz.
-Yaka Köye giderek taş evleri görebilirsiniz.
-Can Yücel’in Can evini ziyaret edebilirsiniz.
Posted in Tatil Yerleri | No Comments »