mekan / mekan fiyatları, mekan modelleri
Pazartesi, Şubat 15th, 2010
Haygan Mimarlık ve Dekorasyon, iç mekan mobilyalarıyla ve aksesuarlarıyla olduğu kadar dış mekan mobilyalarıyla da büyük beğeni topluyor.
Haygan Mimarlık ve Dekorasyon 2008 bahçe koleksiyonuyla dış mekanlarda farklılık yaratıyor. Seçkin mobilya ve aksesuarlarıyla evinizin her alanını şıklıktan ödün vermeden dekore eden Haygan Mimarlık ve Dekorasyon, bahçeleriniz için özel oluşturduğu şık konseptiyle bu yaza damgasını vuruyor.
İspanya’nın dünyaca ünlü markası Coleccion Alexandra’nın Türkiye temsilcisi Haygan Mimarlık ve Dekorasyon; Lam Lee, Imperio, Studio Esse Snc, Kuatre Decor Lightning, Noir, VG, Oscar, Mice, Passion ve Emu gibi markaların en gözde koleksiyonlarını da bünyesinde bulunduruyor.
Klasik ev mobilyaları ile olduğu kadar modern mobilyalarıyla da tüketicisinin beğenisini kazanan Haygan Mimarlık ve Dekorasyon, kişiye özel nefes kesen tasarımları ve konut projeleriyle A’dan Z’ye ihtiyacınız olabilecek tüm tasarım, dekorasyon ve uygulama hizmetini bünyesinde bulunduruyor.
Posted in Dekorasyon ve Mobilya | No Comments »
Cumartesi, Şubat 13th, 2010
Tüm toplumlarda kutsal bir mekan olarak kabul edilen evlerin dekorasyonu, her ülkede farklılık gösteriyor. Kimileri sade bir tarzı tercih ederken kimileri ise aksesuvarlarla zengin hale getirilmiş görkemli mekanları seviyor. İşte İtalya, Almanya, İngiltere ve Fransa’nın dekorasyon tarzları….
Farklılığıyla o bir klasik!
Özgün ve soylu çizgisinde her daim tutarlı olmayı başaran İngiliz stilinin en belirgin özelliği rahatlığı ve sadeliği… Tasarımcıların ‘İngiliz tarzı’ olarak tanımladığı tasarım anlayışı, farklı dönem ve stillerin artık birer klasik haline gelmiş örnekleriyle oluşturuluyor.
Aksesuvarın büyük önem taşıdığı İngiliz stili dekorasyonun vazgeçilmezleri arasında gümüş varaklı ayna ve çerçeveler, natürmont tablolar ve mavi-beyaz Çin porselenleri yer alıyor. İngiliz evlerinin duvarlarında daha çok çizgili resimler kullanılıyor. İngiliz tasarımcılar, perdelerin döşemelik kumaşların ve duvar kağıtlarının tümünün birbirini tamamlamasını tercih ediyor. Mutfakların en dikkat çekici detayları ise duvarlardaki rafların altında asılı olan aksesuvarlar…
Fonksiyonel ve sade
Almanya’da 1919 yılında kurulan Bauhaus Okulu, bugün hala Almanya’da etkili olan Bauhaus stilinin yaratıcısıdır. Yalınlığı ve saflığı zirveye çıkaran bu stil ‘less is more’ yani ‘az çoktur’ felsefesinden hareket ediyor. Alman tarzının genellikle soğuk ve oldukça düz özelliklere sahip olduğu söylenebilir. Daha çok deri ve çelik malzemeler kullanan Alman tasarımcılar, dekorasyonun mutlaka fonksiyonel olması gerektiğini savunuyor.
Zarif ve romantik
Kadınsı çizgiler, pastel renkler ve romantik bir atmosfer Fransız dekorasyonunun olmazsa olmazları! Doğaya olan tutkularını dekorasyona yansıtan tasarımcılar, bugün de 19. yüzyılın sonlarından beri hakim olan güzellik anlayışının etkisinde. Vazodan kahve fincanına, koltuktan perdeye kadar dekorasyonun her türlü detayında güzelliği ön plana çıkaran tasarımcılar, mekandaki her şeyin bir bütünlük için de olması gerektiğini savunuyor.
Kişiye özel çözüm isteyenlere
Yaratıcılık ve yenilikten vazgeçmeyen İtalyan stili; ‘dekoratif tasarımın kalbi’ olarak tanımlanıyor. Farklı dönemleri harmanlayarak şekillenen bu tarz, zengin bir bakış açısına sahip. Zaten bu özelliği de onu daha göz alıcı ve tercih edilir hale getiriyor. Kaliteden asla ödün vermeyen İtalyan tarzının en bilinen özelliklerinden biri zarif ve fonksiyonel hatlar…
Sınırsız renk alternatifine sahip olan İtalyan tarzında her zaman yeni bir malzeme görmek mümkün. Çoğu mimar olan İtalyan tasarımcılar, mekanları dekore ederken, var olan koşulları göz önünde bulundurarak kişiye özel çözümler üretiyor. Tasarımcılar mobilya, dekoratif aksesuvarlar ve ev ekipmanları arasında mutlaka bir denge olması gerektiğinden yana…
Kaynak: Sabah
Posted in Dekorasyon ve Mobilya | No Comments »
Cumartesi, Şubat 13th, 2010
Kentsel yaşamın tüm çarpıklıkları, kalabalığın gürültüsü, iş stresi, yeşili yok eden yüksek yapılardan kurtulma özlemi her geçen gün insanları “country yaşam” tarzını seçmeye zorlamaktadır. Mekansal olarak bunu başaramayanlar ise; bu tarzı bulundukları ortamlara taşıyarak, o hazzı tatmaya çalışmaktadırlar. Bu sebeplerden ötürü country mobilya her gün yaşamımızda ve mobilya teşhir galerileri vitrinlerinde daha fazla yer almaya başlamıştır.
Country tarzının ana malzemesi olan ahşap (Kayın, Meşe, Ceviz) çeşitli tekniklerle eskitilerek ve renklendirilerek kişilerin zevklerine ve beğenisine sunulmaktadır.
Country tarz oluşumunda aksesuarların yeri çok büyüktür. Yöreye ait eski küpler, işleme demir ferforjeler, eski cam eşyalar, bakırlar, porselenler, kareli kumaşlar, şöniller, ketenler, danteller, eskitme kulplar ve deriler tamamlamaktadır.
Köy evlerinde yaşamanın hazzını tadarken bir tatlı sıcaklık… şömine, odun ateşi, bir fincan çay, yumuşacık bir kilim, mum ışıkları, sallanır bir koltuk ve göz alabildiğine uzanan yemyeşil bir doğa sizi ve bu evde yaşayanları mutlu edecektir.
Country tarzı uygulamanın en önemli özelliği, malzemelerin mümkün olduğunca doğayı yansıtmasıdır. Ahşap veya taş malzeme seçiminde ağırlıklı olarak kullanılır. Renk uygulamalarında ise; sıcak renkler, pastel tonlar ve etrafta başka yapılar varsa onlarla olan uyumu göz önüne alınarak kullanılmalıdır. Böylelikle yapı göze hoş görünecek ve kullanılan renkler, doğanın güzelliği içinde uyumsuzluk yapmayacaktır.
Şimdi de size Country tarz evlerin iç kısımlarından biraz bahsedeceğiz;
Mutfak
Köy evlerinde (Country) mutfak dekorasyonu önemli bir yer tutar, bir anlamda bu tarz evlerin kalbi durumdadır. Yüksek teknoloji mucizesi olan aletlerden genelde kaçınılır. Kavanozlar, kap-kacaklar gözle görünür biçimde sergilenir. Ayrıntılar çok önemlidir. Masalar veya tezgahlar büyük-geniş olarak düşünülmelidir. Kullanılan renkler genellikle pastel renklerdir. Eski görünümlü veya eskitilmiş eşyalar kullanmaya özen gösterilirse mutfağın genel görünümü daha hoş olacaktır.
Mutfakta adeta herşey sergilenmelidir. Ama bunu yaparken uyuma dikkat edilmeli ve karışık bir görüntüyü yaratmamaya çalışılmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken, eğer bazı konfor sağlayıcı aletlerden kopamıyorsak; ya ustaca kamufle etmeli veya alana uygun renkte ve modelde seçim yapmaktır.
Yemek Odası
Yemek odası mutfağa yakın bir yerde olmalıdır. Genellikle sıcak havalarda yemek verandada veya balkonda yeneceği için, bu tarz evlerde ayrıca bir yemek odası pek düşünülmez. Veya mutfak bu iş için düşünülür ve ona göre oturma ve yemek yeme gurubu düzenlenir.
Country evlerin önemli özelliklerinden biri de eğer ayrıca yemek odası varsa; mutfak ile yemek odasını yerden tavana kadar yükselen dolap ile ayırılmış olmasıdır. Böylelikle dolap-duvar çekmecelerinden her iki alanda da istifade edilir. Bu tarz dolaplara pencere de düşünülebilinir. Böylelikle mutfakla olan bağlantı (servis anında) kolaylıkla sağlanacaktır. Veya çok büyük mutfağı olan ancak ayrıca yemek odası olmayan evlerde de bu uygulama yararlıdır. Aynı alan içinde 2 ayrı bağımsız bölüm oluşacaktır.
Genellikle köy evlerinde yuvarlak masa tercih edilmez, dikdörtgen masa bu tarz dekorasyonda favoridir. Sandalyeler ise oturumu rahat olanlardan tercih edilir. Köy evlerinin en belirgin bir diğer özelliği de “rahatlık” kavramının ön planda olmasıdır.
Büfe ise tıpkı diğer eşyalar gibi yöresel bazı özellikler taşımalıdır. Büfede objeleri sergilemek çok önemlidir. Adeta hepsi görünür durumda olmalıdır. Porselenler, çiniler, bakırlar sergilenir.
Yatak Odaları
Köy evlerindeki yatak odalarında örtü olarak büyükannenizden kalan bir örtüyü, eski parfüm şişelerinizi, aile resimlerinizi veya kendi el işlerini özgürce sergileyebilirsiniz. Bu alanda renkler tıpkı evin diğer taraflarında olduğu gibi pastel olmalıdır. Duvarlarda ise beyaz ve krem en çok kullanılan renklerdir. Yatak odanızın duvarlarına küçük çiçek baskıları yapabilir ve canlılık katabilirsiniz. Yatak odasında genellikle koyu renk tahta kullanılır. Odada gerekli olabilecek eşyalardan fazlasına yer verilmez. Ayaklı dolaplar, ahşap çerceveli büyük bir ayna, bir koltuk veya yatak ayak ucuna konan sandık veya puf en belirgin özellikleridir. Yatak ise başlıklı model düşünülmelidir.
Banyo
Beyaz, krem ve mavi tonları sıkça uygulanır ancak yeşil, kırmızı, turkuaz da tercih edilir. Çift renk kombinasyonu banyoda kullanılır. Mavi-beyaz, kırmızı-yeşil vb. bu uygulama tamamen zevkinize kalmıştır. Banyoda opak cam tercih edilir, hem güneş ışığını içeri süzmesi hem de perde kullanmaya gerek kalmaması açısından sıkça uygulanır. Elle boyanmış duvar bordürleri, ayaklı küvet, eski tarz bataryalar ve tahtadan havluluk çoğu zaman küpler veya benzeri doğal malzemelerden oluşan aksesuarlarla bütünleştirilir.
Verandalar
Evin bulunduğu yer ve iklim özellikleri nedeniyel farklı verandalar uygulanır. Mimari olarak bu tarz bir ev tasarlanırken; verandanın ne kadar sıklıkla kullanılacağı düşünülmelidir. Veranda, köy evlerinde önemli yer tutmaktadır. Malzeme seçimi ise doğal koşullara bağlıdır ancak; genellikle tahta veya taş kullanılır.
Kaynak: kadinlar.com
Posted in Dekorasyon ve Mobilya | No Comments »
Cumartesi, Şubat 13th, 2010
Yaşam her geçen gün, herkes için zorlaşmakta. Hayatı kolaylaştıracağını düşündüğümüz teknoloji bile sırasında yoğunluğu ve kapsamıyla bizi boğabiliyor. Eskiden uzaklara gitmek için zorlu ve uzun yolculuklar yapılıyorken, şimdilerde dünyamız ulaşım açısından belki küçüldüyse de bu sefer kısa mesafelerde zorluklar yaşıyoruz. İstanbul’dan bir Avrupa şehrine yapacağınız seyahat müddeti kadar, Avcılar’dan Pendik’e gidebilirsiniz herhalde. İnsan ilişkileri için bile teknolojiyi kullanmak zorunda kalıyoruz. Sevdiklerimize vakit ayırmak bile özel bir çaba gerektiriyor sanki. E-mail çıktığından beri mektuplaşmak bitti neredeyse. Bu yüzden küçük kızların cicili bicili mektup kağıdı süsleri de bitti. Oysa bu tasarıma giriş olarak adlandırılabilirdi! Tüm bunları düşündüğümüzde evimizin bize sunduğu mutluluğun ne denli önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. Bir mekanı huzurlu ve sevgi dolu yapabilmenin iki önemli yolu vardır. Bunlardan ilki, çevremizdeki tüm duyumsal güzelliği arttırmak, ikincisi ise, bunu önleyecek tüm engelleri ortadan kaldırmaktır. Bir şeyin esasına döndüğümüzde o şey açıklık kazanır ve onunla birlikte yaşam da daha kolaylaşır. Bir şey karmaşık olursa, izlenimi insanda müthiş hayranlık uyandırır. Ama aynı şey ne denli basite indirilirse ona konsantrasyonumuz artar, daha iyi algılayıp anlarız. Ve çevresel etkilerini de daha kolay görebiliriz. Dolayısıyla bir mekan, yapısal bakımdan teknolojik, içerik bakımdan basit ve sizin kişiliğinize yönelik olmalıdır. Biliyoruz ki teknolojik ürünler son derece karmaşıktır. Bunun için de son yıllarda daha insancıl görünmeleri tasarımlarındaki sadelik ve formlarla dengeleniyorlar. Mekan için de aynı şeyleri söylemek mümkün. Evimizde yıllar geçtikçe ne kadar çok eşyanın biriktiğine hayret ederiz. Mutlaka belli bir zaman diliminde hepsinin önemi, işlevi ve manevi değerleri olmuştur. Ancak bu birikime karşı koyamamak sonunda sizi onların esiri yapacaktır. Siz mekanı değil, mekan sizi ele geçirecektir kısaca. Unutmayın, fazlalık gözü yorar, aklınızı karıştırır, yeniliklere engel olur. Çok eşyanın derdi de büyüktür. Basit bir örnek vermek gerekirse, dolabınızda tıkış tıkış yerleştirilen yıllardır atamadığınız giysilerinizi mecburen her giyişte yeniden havalandırmanız, hatta ütülemeniz gerekir. Oysa birgün zaman ayırıp onları ayıklarsanız, hem yeni giysiler için yer açar, hem de birilerine gerçekten iyilik yapmış olursunuz. Bu çok basit örneği yaşamınızın ve mekanınızın her boyutunda uygulayabilirsiniz. Deneyin, bu ferahlık size huzur ve sevinç getirecektir.
OBJELERİN ETKİLERİ
Her an çevremizden bize çeşitli uyarılar gelir. Sakinlik ise içimizden doğar. Basit bir ortam sakinlik ve akıcılık yaratır. Nesneler cansızdır, ruhsuzdur belki ama mekandaki her objenin sizin üzerinizde ayrı bir etkisi vardır. Bakışınızla, dokunuş ve duygularınızla sembolik birer hayat verirsiniz onlara. Unutmayın ki, çok eşya çok etki yaratır. Ve günün birinde belki de farkında olmadan bu yoğunluktan boğulabilirsiniz… Çevremizde her gün durmaksızın binlerce gelişme ve yenilikler olmakta. Bunlarla yaşam sonuçta görüş ve algılamamızı da farklılaştırır. Bu insan, fikir, nesne vb. değişim bombardımanına karşı, onların etki alanlarına girip, istemediğiniz yönlere kaymamak için hazırlıklı olmalıyız. Birlikte yaşam koşullarında dış etkenlerden kaçmak tabii ki mümkün değil, üstelik getirdikleri olumlu yönlerden faydalanabiliriz de. Bence böyle bir durumda en pozitif davranış, bunların tıpkı müzikal bir ahenk gibi uyumla programlanması. Giyim, gıda ve mekanın da aynı uyumla düzenlenmesi gerçekten de çok doğru bir tercih olacaktır. Bu ahenkte kişiliğinizi bulmanız ve bundan mutlu olmanız daha kolaydır. Böylece daha basite, yani makro yaşamdan mikroya dönersiniz. Örneğin, sizi rahatsız eden herhangi bir gürültüden kurtulduğunuzda o ana kadar ikincil bir durumda kalan doğa seslerinin farkına varırsınız. O halde ajandanızı buna göre ayarlayın. Aralarda kendinizi dinleyecek boşluklar bırakın. Çok şey yapmak, sürekli koşuşturmak mutlaka iyi bir yaşam kalitesine sahip olduğunuz anlamına gelmez inanın. Aynı şekilde mekanınızın seçimi ve tasarlanmasında da bu ahengi yakalayabilmenin şartlarını araştırabilirsiniz. Fiziksel mekan koşullarının, yani doğru aydınlatma, akustik, renk, iklimlendirme gibi özelliklerin kişisel tercihlerinizi yansıtan ve aynı zamanda iyi çözülmüş olmalarına dikkat edin. Estetik faktörlerin yanı sıra fonksiyonelliğin de yaşamınızı kolaylaştıracağını aklınızdan çıkarmayın.
GERÇEKLİK VE ÖZGÜRLÜK
Mekan seçimlerinizde eski deneyimlerinizden ve bir uzmanın tavsiyelerinden mutlaka yararlanın. Eşim önemli bir karar verme arifesinde oturup (+) ve (-) iki kolondan oluşan, yan tarafına da kendisi için birincil ve ikincil önemlilikteki konuları yazdığı bir liste hazırlar. İkileme düşmemek için her konunun sadece artısı ya da eksisi vardır. Sonuç bugüne dek hep başarılıydı. Sizler de böyle bir liste hazırlayarak öncelikle neyi isteyip istemediğinizi belirleyin. Bu arada çevrenizdeki çeşitli kişilerden de fikir alabilmelisiniz. Bol bol gezip görerek, okuyarak listenizdeki yan kolonu genişletebilirsiniz. Sonuçta size özel listenizdeki artı ve eksiler sayesinde doğru çözümlere ulaşacaksınız. Bundan sonra içinde kendinizi bulduğunuz bir ev artık tamamen sizin olmuştur. Zamanla sesiniz, kokunuz, renginiz sinecektir bu eve. Bir evin yaratılmasında kendi imajınızı bulmanız çok önemlidir. Mekandaki gerçek özgürlük de budur.
Kaynak: Sabah
Posted in Dekorasyon ve Mobilya | No Comments »
Cuma, Şubat 12th, 2010
İzolasyon nedir, izolasyon neden yapılır, izolasyon neden önemlidir ?
İzolasyon tabiatın ve içinde bulunduğumuz mekanların korunmasıdır.
Yaşadığımız ortamların izolasyonu, sağlıklı bir yaşamın garantisi ve tabiatın korunarak gelişmesine yardımcı olmaktır.
İzolasyon yaşadığımız ortamların sağlıklı olması için şarttır.
Bir ameliyat sırasında ortamın her türlü olumsuz koşuldan izole edilmesi gerekliliği var ise sağlıklı yaşayabilmemiz için de yapılarımızın su ve ısı izolasyonuna ihtiyacı vardır.
Unutmayalım ki yapıların ihtiyacı olan izolasyon, insanların daha sağlıklı yaşayabilmeleri için gereklidir.
İzolasyon enerji tasarrufu için gereklidir.
İzolasyonun diğer bir anlamı da enerji tasarrufudur. Bu da hem kendimiz hem de yurdumuz için tasarruf anlamna gelir.
İzolasyon ülkemiz ekonomisine kaynaklar yaratır.
Daha az enerji harcanması, ülkemizin daha az döviz kaybetmesi anlamına gelir. Oluşan döviz fazlasının, yeni yatırımlara dönerek insanımza iş olanakları ve yatırım olarak tekrar dönmesi sağlanmış olacaktır.
Kaynak: onlineboyaci.com
Posted in Dekorasyon ve Mobilya | No Comments »